YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10684
KARAR NO : 2014/3622
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan kira.elektrik ve su bedellerinden oluşan alacak ve cezai şart tazminatı toplam 75.050,01 TL’nin tahsili istemine karşı dava, kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan kar mahrumiyeti, kiralanana yapılan faydalı masraf bedeli ve teminat bedelinden oluşan toplam 3.700 TL alacağın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, 74.550 TL’nin vade tarihleri dikkate alınarak 6183 sayılı kanunun 51. Maddesi gereğince hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine. Karşı davanın kısmen kabulüne. 1.674,10 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.mn 21.7.2004 tarih, 5219 sayılı kanımla değişik 427.maddesi ve 5236 sayılı kanunun 19.maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen Ek madde 4 uyarınca yeniden değerleme oranına göre ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2.3.2005 tarih ve 9-82 esas ve 126 karar sayılı ilamı uyarınca Asıl davada.davacı-karşı davalı vekilinin reddedilen kısma(500,01 TL) ilişkin temyiz konusu alacak ile Karşı davada, davacı-karşı davalı vekilinin kabul edilen kısma( 1.674,10 TL) ilişkin temyiz istemlerinin alacak miktarı hüküm tarihinde 1.820-TL/nin altında bulunduğundan kesin olması sebebiyle REDDİNE,
2-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin karşı davada, reddedilen kısma ilişkin hükme yönelik tüm, asıl davada aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davada,cezai şartın tahsiline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
./..
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 20.8.2008 tanzim tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, üç dönem kira.elektrik ve su bedellerine ilişkin taksitleri ödemediğini, kira ve sair alacakların ödenmesi için davalıya ihtar gönderildiğini ancak ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini belirterek kira ve elektrik-su bedeli taksitleri yanında sözleşmenin 11. maddesi gereğince kira sözleşmesinin feshedilmesi halinde son bir yılın kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği kararlaştırıldığından son bir yılın kira bedeli olan 45.000 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kira bedelleri taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle davacının kira sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden bahisle son bir yılın kirası olan 45.000 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 20.8.2008 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin konusu davacı Hâzineye ait 151 ada 12 parsel ayılı taşınmaz üzerindeki kantinin davalıya kiralanmasına ilişkindir. Davadaki istek, davacı idare tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle sözleşmenin 11. maddesi gereğince son bir yılın kirasının cezai şart olarak tahsili istemine ilişkindir. Sözleşmenin 11 .maddesinde ; “…kiracının sözleşme ve şartname hükümlerini yerine getirmemesi (taksitlerin süresinde ödenmemesi dahil) 2886 sayılı yasanın 62.maddesi gereğince idarenin 10 gün süreli ihtar ile durumun kiracıya bildirileceği, bildirilen hususlar yerine getirilmezse kira sözleşmesinin feshedileceği, kesin teminatın irad kaydedileceği ve son bir yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği…” kararlaştılmıştır.
Dosya kapsamına göre, kiralananın Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi bir yer olduğu anlaşılmaktadır. Kira akdinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 315.maddesinde (818 sayılı BK.nun 260.maddcsi) düzenlenmiştir. Buna göre, istenen kira parasının veya yan giderin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının Ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut vc çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Davacı cezai şart istemini sözleşmenin feshini müteakip sözleşmenin 11.maddesi gereğince ödenmesi gereken cezai şarta dayandırmıştır. Ne var ki, davacının gönderdiği sözleşmenin feshine ilişkin 21.5.2009 tarihli ihtarnamede kira paralarının ödenmesi için 15 günlük süre verilmiş olup, bu haliyle ihtarname kiracının temerrüdünü düzenleyen ve az yukarıda açıklanan yasanın emredici hükmüne aykırı olduğundan, hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle, mahkemece cezai şart isteminin tümden reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada reddedilen, karşı davada kabul edilen kısmın miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından davacı ve davalının temyiz istemlerinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı davada verilen hükmün ONANMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada verilen hükmün
../…
cezai şart alacağı yönünden BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.