YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10697
KARAR NO : 2013/12735
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların 01/12/2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı iken üç yıl dolmadan 17/04/2008 tarihinde mecuru tahliye ettiklerini, sözleşmede tek taraflı fesih hakkı tanıyan hüküm bulunmadığını, kiracının tahliyeden sonra taşınmazın yeniden kiraya verildiği tarihe kadar geçen sürede kira parasından sorumlu olacağını, bu nedenle 13750 TL alacağın tahsili için yapılan takibe borçluların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçluların %40′ dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiş, davalılar vekili ise kira sözleşmesinin 21/03/2008 tarihli ihtarname ile 31/03/2008 tarihi itibarıyla ekonomik sebeplerle feshedildiğini, 1 aylık kiranın da ödendiğini, kira bedellerini ödemeyi aksatmak yerine dürüst bir şekilde akdi feshettiklerini, kiralayanın tekrar kiralama için çaba sarfetmediğini inkar tazminatı talebinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 3 aylık kira bedeli olan 8250 TL alacak üzerinden itirazın iptaline ve alacağın %40 ı oranında 3300 TL icra inkar tazminatının da davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kiracı, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın, bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen görevi yapması gerekir. Bu durumda, davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/12/2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinde feshe ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Kiralanan taşınmazın son aylık kira bedelinin 2750 TL olduğu ve taşınmazın 17/04/2008 tarihinde tahliye edilerek anahtarın teslim edildiği çekişmesizdir. Bu durumda, mahkemece yerinde keşif yapılarak bilirkişi aracılığıyla kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya vermek için gereken makul süre tespit ettirilip, tahliye tarihinden itibaren makul süre kirasına hükmedilmesi gerekirken, dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenen 3 aylık kira bedeli olan 8250 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi icra takibinde talep edilen miktar mahrum kalınan kira niteliğinde olup, likit olmadığından ve yapılacak yargılama neticesinde belirleneceğinden, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.