Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/10815 E. 2013/13324 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10815
KARAR NO : 2013/13324
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 241.394.93 TL hor kullanma tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 171.626.93 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin hüküm altına alınan tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.8.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile dokuma üretimi yapılmak üzere kiralanan, dokuma makineleri ile davalıya kiralanmıştır. Sözleşmenin kiralanan şeyin şimdiki durumu bölümüne göre kiralanan “ hazır halde dokuma makinesi”dir. Yine sözleşme ile yirmiyedi adet Picanol dokuma tezgahı, iki adet Atlas kompresör ve bir adet Bosan vidalı kompresör demirbaş olarak teslim edilmiştir. Davalı kiracının kiralananı 17.8.2002 tarihinde tahliye etmesinden sonra, davacı tarafından kiralanana verilen hasarların saptanması için … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002 / 15 Değişik İş sayılı dosyası ile 22.8.2002 tarihinde tespit yaptırılmış, yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yedek parça tutarının 154.292.73 TL, işçilik bedelinin 17.334.20 TL, değer kaybının 27.000 TL ve altmış günlük onarım süresindeki iş gücü kaybının 42.768 TL olup toplam zarar tutarının 241.394.93 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu davalıya 1.10.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı da bu rapora 3.10.2002 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiştir. Davacı 9.11.2010 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile tespit bilirkişisi raporu ile belirlenen zarar miktarının tahsilini talep etmektedir. Yargılama sırasında davalı taraf, yine tespit raporuna itirazlarına bildirmiş ise de mahkemece yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Delil tespiti konusu 1086 Sayılı HMUK’nun 368-374 (6100 Sayılı HMK’nun 400-406) maddelerinde düzenlenmiştir. Bu kısımda tespit raporuna itiraz konusunda açık
düzenleme yer almamakla birlikte, yasanın 373. maddesinin yollaması ile aynı yasanın 283. maddesine göre tespit yokluğunda yapılan tarafın bir haftalık süre içinde tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna itiraz hakkı bulunmaktadır. Bu süre 6100 Sayılı HMK’nun 281. maddesinde iki hafta olarak düzenlenmiştir Bu rapora itiraz edilmez ya da itiraz süresi geçirilirse tespit bilirkişisi raporu taraflar bakımından kesinleşir. Ancak olayımızda davalı, yokluklarında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna yasal süresi içinde itirazlarını bildirmiştir. Bu itibarla davalı tarafın yokluğunda yapılan tespit sonrasında alınan ve itiraza uğrayan, tespit raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tespit raporunda belirlenen bulgulardan hareketle dosya üzerinden konusunun uzmanı bir bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yaptırılarak tespit raporunda varlığı belirtilen hasar kalemlerinden her birinin hor kullanım sonucunda mı, yoksa normal kullanımdan mı kaynaklandığının belirlenmesi, tahliye tarihindeki rayiç birim fiyatları üzerinden yeniden fiyat değerlendirmesi yapılması, tespit edilen kalemlerden yıpranma payı düşülüp düşülmeyeceği, saptanan hasar kalemlerinin onarımı için gereken masraf tutarı ile bu onarımın yapılabilmesi için gerekli süre konusunda dayanakları gösterilmiş, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.