YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10981
KARAR NO : 2013/13717
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan … Turizm Yat.Ltd.Şti. vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı ve davalı vekilinin aşagıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, borçlu davalılar hakkında kiralanan kaplıcanın kullanım bedelinin tahsili için … İcra Müdürlüğünün 2008/1412 sayılı takip dosyası ile takip yaptıklarını, davalıların takibe itiraz ederek takibi durdurduklarını belirterek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı kiracı şirket … Turizm Yatırım Limited Şirketi vekili ise idare tarafından kiraya verilen tesisin işletilmesinden kaynaklanan kira bedeli 2006 yılı kira bedeli hariç 865.297.57 TL olup, 2006 yılında esaslı tadilat yapıldığından müvekkil şirketin kullanamadığını, buna rağmen 2006 yılı kira bedeli esas alınarak yıllara göre kira bedeli artışlı olarak belirlendiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın 06.03.2008 tarihli ihtara kadar da işletilemediği gibi, kira bitim tarihine kadar da bu durumun devam ettiğini, 5 yıllık sürede müvekkilinin 3 yıl işlettiğini ve 3 yılda yapılan esaslı tamiratın tek taraflı tasarruf olduğunu, kiralananın amaca uygun şekilde bulundurulmadığını belirterek, davanın reddi ile % 40 icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir.
Hükme esas alınan 27.05.2003 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede her yıl ne kadar kira ödeneceği ayrı ayrı belirtilmiştir. İhtilaf 2006 yılı kira bedelinin ödenip ödenmeyeceği konusundadır. Dosya kapsamından davalı kiracı şirketin muracaatı üzerine davacı şirket tarafından kiralanda tamirat yapılması kabul edilmiş ve davacı … encümenin 18.06.2008 tarih ve 70 sayılı kararında 09.06.2006-12.10.2006 tarihler arasında 120 gün tamiratın sürdüğü ve bu tarihler arasında 4 aylık kiranın alanmamasına karar verilmiştir. Davalı şirketin her ne kadar 2006 yılında yapılan tadilat nedeniyle 2006 yılı ve kira
sözleşmesinin sonuna kadar kiralananın işletilmediğini belirtilmiş ise de, gerek 2007 yılı kira artışına ilişkin idareye verdikleri 07.04.2008 tarihli yazıları ve aynı tarihli şirket temsilcisi Yusuf Korkmaz’ın idareye verdiği kira borcunun taksitler halinde ödenmesine ilişkin beyanı ve davalı şirketin esaslı tamirat için kiralananı terk ettiğine ve davacı idareye teslim ettiğine ilişkin bir belgenin bulunmadığı da nazara alındığında davalı şirketin taşınmazı kira süresi içerisinde kullandığının kabulü gerekir. Öte yandan davacı idarenin davalıya keşide ettiği 06.03.2008 tarihli ihtar ile kira bedelinin talep hakkını saklı tutmuş ise de, davacı yapmış olduğu takipte 2006 yılı kira bedelinden esaslı tamirat süresi olan 4 aylık kira bedelini düşüp kalan bakiye kirasını istemiştir. Davalı şirket 2006 yılı ve devamı yıllarda kiralananı kullanmadığını kanıtlayamadığına göre sözleşme süresi içerisinde kira bedellerini ödemek zorundadır. Bu nedenle 2006 yılı 8 aylık kira bedeli de icra takibinde istendiğine göre 8 aylık kira bedeline hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddedilmesi doğru değildir
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, maddesi temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm nazara alınarak konusunda uzman bilirkişi marifetiyle denetime elverişli rapor alınması, faiz hesaplamasının yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece faize ilişkin yasal düzenleme dikkate alınmadan sonuca gidilmesi de isabetsizdir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, takip talebinde 216.312.50 TL faiz istendiği halde talep aşılarak 278.692.76 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.