YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11264
KARAR NO : 2013/12433
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, düğünde takilan ziynetlerin mevcutsa aynen, değilse bedelinin, çeyiz eşyalarının da bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece ziynet alacağı yönünden davanın reddine, çeyiz eşyalarının mevcutsa aynen, mevcut değilse bedelinin tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların 24.07.2008 tarihinde evlendiklerini, taraflar arasında çeyiz eşya senedi yapıldığını, müvekkilin evden dövülerek ve kovularak çikartıldığını, babası avluda müvekkili ağlarken bulup eve götürdüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları sakli kalmak üzere çeyiz senedinde yazılı eşyaların bedeli olan 15.000 TL nin tahsilini istemiştir. Davalı vekiline usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen, cevap süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde ziynetleri evi terk ederken üzerinde götürdüğünü ev eşyalarının taksitlerinin ise müvekkili tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, çeyiz eşyasında yazılı eşyaların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bedelinin tahsilini istemiş, aynen iadesini istememiştir. HMK.nun 26. maddesine göre mahkeme hakimi teleple bağlı olup, ondan fazlasına veya bir başka şeye karar veremez. Bu nedenle dava konusu hüküm altına alınan çeyiz eşyalarının bedeline hükmetmek gerekirken, aynen iadesine karar verilmesi doğru deeğildir.
Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır. Olayda, davacı kadın evi son terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde açıkça her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.