Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/11607 E. 2013/12828 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11607
KARAR NO : 2013/12828
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının kızı …’in …’da çalıştığını ancak oradaki işinden ayrılıp çalışmak için …’a geldiğini, 14 Ağustos 2012 tarihinden beri …’da çalışmaya başlayan …’in dava konusu mecura ihtiyacı bulunduğunu, belirterek dava konusu taşınmazın konut ihtiyacı nedeniyle tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davalının mecura 40.000 TL’ye yakın masraf yaptığını, ihtiyacın samimi ve zorunlu olmadığını, davalının tahliyesi için sebep üretildiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacı kızı …’in …’a geldiğini ve mecura ihtiyacı bulunduğunu bildirmiş, mahkemece davacı ve eşinin arada sırada gelmesi halinde bile halen kızları … ve …’nun öğrencilik yıllarından beri birlikte kaldıkları 3 oda 1 salondan oluşan eve sığamama ihtimallerinin samimiyetten ve inandırıcılıktan uzak olduğu, …’in kıyafetlerinin orada burada dağınık bir şekilde durduğu ve ihtiyacın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; Davacının kızlarının reşit, iş sahibi ve müstakil konut edinme hakkına sahip kimseler olduğu anlaşılmaktadır. Kimse kardeşi de olsa başkasıyla birlikte yaşamaya zorlanamaz. Bu durumda davacının kızının ihtiyacının gerçek ve samimi olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi