Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/11772 E. 2013/15216 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11772
KARAR NO : 2013/15216
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itiraz edilmeyerek kesinleşen icra takibinde yasal sürede ödeme yapmayan borçlu hakkında temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında 15.04.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunmakta olup. Davalı kiracı hakkında 29.02.2012 tarihinde tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde; 15.11.2011 tarihinden takip tarihine kadar ödenmeyen 4.500 TL kira alacağının tahsili istenmiştir. Mahkemece, ödeme emrinin davalıya 19.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalının yasal sürede borca itiraz etmediği gibi borcu da ödemediğinden bahisle tahliyesine karar verilmiştir
İİK.’nun 51/2. maddesine göre kanuni talik hallerinde borçlu hakkında hiçbir icra takip muamelesi yapılamaz. Borçluya ödeme emri tebliği de bir takip muamelesidir. İİK.’nun 54.maddesine göre icra memuru takip sırasında borçlunun tutuklu veya hükümlü olduğunu öğrenirse borçluya ödeme emri tebliğ etmeksizin borçluya kendisine bir temsilci tayin etmesi için mehil verecektir. Borçlu kendisine verilen sürede temsilci tayin edip icra dairesine bildirirse ödeme emri bu temsilciye, temsilci tayin etmezse borçlunun kendisine tebliğ edilerek takibe devam olunacaktır. Somut olayda ödeme emri borçluya, tutuklu olduğu Adana Karataş Cezaevinde tebliğ edilmiştir. Borçlunun tutuklu olması İİK.’nun 54.maddesi uyarınca kanuni talik hallerinden biri olup, talik süresi içinde hiçbir takip muamelesi yapılamayacağına göre icra memurunca yasal koşul yerine getirilmeksizin yapılan tebligat da hukuki sonuç doğurmayacaktır. Borçluya sözü edilen madde gereğince temsilci tayinine imkan verilmeden yapılan tebligata dayalı olarak takibin kesinleştiğinden bahisle yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.