YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11803
KARAR NO : 2013/13033
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra takibine itirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve %20 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 17.03.2010 başlangıç tarihli 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında 28.05.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde, 2010 yılı Ekim ile 2011 yılı Mayıs ayları arası aylık 2000-$ üzerinden 16.000,00-$ asıl alacak ile 1614,61-$ kira parasının tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; alacaklı ile arasında böyle bir kira sözleşmesi bulunmadığını, bu sebeple ödeme emrinde belirtilen kira sözleşmesini reddettiğini belirtmiş ve alacağın tamamına, ferilerine ve faize itiraz etmiştir. İtirazın kaldırılması isteğiyle açılan iş bu dava sonucunda mahkemece, alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İİK.’nun 269/2. maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira aktini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak red etmez ise akti kabul etmiş sayılır” hükmüne yer verilmiştir.
Olayımızda; davalı kiracı takipte dayanılan kira akdindeki imzasını açıkça inkar etmemiş ve ödeme belgesi ibraz etmemiştir. Bu durumda İİK.’nun 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisi ve takipte istenen alacak miktarı kesinleşmiş olup uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü de bulunmamaktadır. Davalı kiracı kiranın ödendiğini, taşınmazın tahliye edildiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumunda olup, davalı kiracı tarafından borcun ödendiği veya taşınmazın tahliye edildiği ispatlanamamıştır. Bu durumda, itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.