Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/11931 E. 2013/12613 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11931
KARAR NO : 2013/12613
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sözleşmenin feshi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin feshi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, taraflar arasındaki rodövans sözleşmesinin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.nun 165/1. maddesine göre; “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.”
Somut olayda, davacı 26.01.2005 tarihli 10 yıl süreli rödovans sözleşmesi ile davalıdan kiraladığı maden ocağını, 30.06.2006 tarihinde söz konusu alandan niteliksiz ürün elde edildiğinden terk edildiğini, Şirket karar defterinde de, sözleşmenin feshine ilişkin karar alındığını, davalı şirkete de bu durumun şifahi olarak bildirildiğini, buna rağmen davalının müvekkil şirketi oyaladığını, 20.04.2009 tarihinde sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin gönderildiğini belirterek, sözleşmenin feshine karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasında iş bu davadan önce … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/25 E. sayılı dosyası ile kiraya veren 25.01.2005 tarihli kira sözleşmesine istinaden davalı kiracıdan 2006 yılı rödavans bedelini, maden işletmesinin 2006 yılında terk edilmesi sırasında götürüldüğü iddia edilen trafo ve pano bedeli ve idareye ödenmesi gereken ağaçlandırma giderlerini talep etmiş, davalı kiracı sözleşmenin feshedildiğini, ayrıca 04.10.2006 tarihli ihtarname ile de maden ocağının terk edildiğinin davacı kiraya verene bildirildiğini iddia etmiştir. Söz konusu davanın 2010/30 E. numarasını aldığı ve derdest olduğu anlaşılmaktadır. Sözkonusu davada verilecek karar, iş bu davanın sonucunu etkileyeceğinden her iki dava arasında irtibat bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/30 (Eski esası 2007/25) dosyasının neticesi beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.