Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12126 E. 2013/14904 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12126
KARAR NO : 2013/14904
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasında 01.06.2012 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık yoktur. Davacı 29.05.2013 tarihinde açtığı davada işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Yukarıda belirtilen yasa hükümüne göre 01.06.2013 tarihinden önce dava açılması mümkün değildir. Mahkemece işyeri ihtiyacı nedeniyle açılan davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle açılan davaya gelince; davacının dava dilekçesi ve duruşmalardaki açıklamalarına göre akte aykırılık olarak ileri sürdüğü hususlar kiralananın dışında kalan alanların fuzulen işgal edilmesi, yönetim giderlerinin ödenmemesi, su aboneliği kaydının yaptırılmamasıdır. Ne var ki bu olgular doğrudan kiralananın kullanımı ile ilgili olmayıp, sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerdir. Bu nedenle akte aykırılık nedeniyle açılan tahliye davasının da reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tahliyeye karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.