Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12134 E. 2013/14592 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12134
KARAR NO : 2013/14592
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların 18.03.2004 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduklarını, kiralananın 2010/Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları kira paralarını ödemedikleri gibi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar taşınmazın tahliye edildiğini, kira borcunun ödendiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece davalıların kira bedellerini ödedikleri ispat edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’ın temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 18.03.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalılardan … sözleşmeyi adi kefil sıfatıyla imzalamıştır. Adi kefil hakkında takip yapılabilmesi için TBK.’nun 585. ve Borçlar Kanununun 486.maddesi hükümleri uyarınca, kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takip yapılıp da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması veya borçlu aleyhine Türkiye’de takip yapılmasının imkansız hale gelmesi gerekir. Somut olayda adi kefil yönünden bu aşamada takip koşulları oluşmamıştır. Öte yandan, kefilin kefaleti 13/03/2005 tarihinde sona ermektedir. Takip konusu alacağın kefalet sonrası döneme ait olduğu gözetildiğinde TBK.’nun 583.maddesine göre de davalı kefil …’nın borçtan sorumlu olduğundan sözedilemez. Ayrıca kefil hakkında tahliye davası da açılamaz.Bu nedenlerle davalı adi kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne ve davalı kefilin itirazının iptali ile kiralanandan tahliyesine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı kefil yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.