Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12538 E. 2013/14640 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12538
KARAR NO : 2013/14640
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin süreden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; Davacının, davaya konu 7 nolu bağımsız bölümde çıplak mülkiyet sahibi iken intifa hakkı sahibinin 12.05.2012 tarihinde ölümü ile taşınmazın tümünün maliki olduğu, davalı kiracıya 24.05.2012 keşide, 04.06.2012 tebliğ tarihli ihtar göndererek kendi işyeri ihtiyacı nedeniyle 6 ayın sonunda tahliye edilmesini istediği, kiralananın tahliye edilmemesi üzerine mahkemeden 6570 sy’nın 7/d ve 6098 sayılı TBK’nun 310 ve 351.maddeleri gereğince tahliye isteminde bulunduğu görülmüştür. Mahkemece, davacının
yeni malik olmadığı gibi 6570 sayılı yasanın 7/b-c maddeleri gereğince açılacak tahliye davası yönünden de davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı kiracının dava konusu taşınmazda dava dışı Nazire Devret arasında düzenlenen 19.05.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı malik sıfatıyla davalı kiracıya 24.05.2012 keşide tarihli ihtar göndererek kendi işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş, ihtar davalıya 04.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 350/1.maddesi gereğince belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda veya aynı yasanın 353.maddesi gereğince daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açılacağı kiracıya yazılı olarak bildirilmiş ise dava, bildirimi takip eden dönem sonuna kadar açılabilir. Davacı, 19.05.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinin bitiminden itibaren 1 ay içinde yani 04.06.2012 tebliğ tarihli ihtar ile davalıya tahliye istemini bildirmiştir. Davacı süre kesici nitelikteki bu ihtara dayanarak 19.05.2012 tarihinde başlayan kira yılı sonu olan 19.05.2013 tarihine kadar bu davayı açabilir. İş bu dava 10.12.2012 tarihinde açılmış olup 6098 sayılı TBK’nun 353.maddesi gereğince süresinde açılmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın süreden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.