YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12605
KARAR NO : 2013/14216
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın açıktan fena kullanılması nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece akde aykırılık kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkili tarafından işletilen otelde 05.05.2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile masaj salonu işlettiğini, müvekkili tarafından 2010 yılı yazından itibaren otelde ikinci bir masaj salonunun faaliyete geçirilmesi üzerine, davalının otel çalışanlarına ve müşterilerine karşı olumsuz agrasif tavırlar göstermeye başladığını, otel müşterilerinin bu konuda davalıdan şikayetçi olduğunu, bu nedenlerle davalıya … Noterliğinin 22/02/2011 tarihli 1977 Yevmiye No.lu ihtarnamesi ile bu davranışlarının BK.nun 256 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden akde aykırlık ve kiralananın açıktan fena kullanma niteliğinde olduğunun ihtar edildiğini davalının 17.05.2011 tarihinde de masaj solonu olarak kullandığı otel odasının camının kırılmış olduğunu gördükten sonra otel çalışanı … isimli şahsa hakaret ve küfürler ettiğini, çalışan …’nin de otel odasına girip kendisini korumak için kapıyı kilitlemesi üzerine davalının tekme ile kapıyı kırarak içeriye girmek suretiyle söz konusu şahsın ayaklarına sopa ile vurarak yaralanmasına sebeb olduğunu, davalı kiracı hakkında bu eylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldığını, bu eylemlerinde BK.nun 256/2 maddesinden tanımlanan kiralananın açıktan kötü kullanılması durumu oluşturduğunu belirterek kiralanın tahliyesini istemiştir. Davalı, davacının iddiasının TMK.nın 2. maddesi ile bağdaşmadığını, davacının mecurun bir odasını 2010 yılı Temmuz ayında geceleyin işgal ettirdiğini ve bundan sonra müvekkilinin defalarca masaj odasının camlarının kırıldığını ve reklam panolarının kesildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının haksız davranışları ile masaj salonu açarak kendisi ile rekabete girdiğini, müvekkilinin ağır zarara uğradığını, müvekkkilinin haksız müdahalenin önlenmesi için davacı ile görüşmeler yaptığını, medahaleye son verilmesi ve işgal edilen odanın iadesi için ihtarname keşide ettiğini, Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu, müdahaleye son verilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtığını, Davacının dilekçesinde belirttiği hususuların uydurma olduğunu, davacının haksız tahriklerde bulunduğunu, son olay gününde müvekkilinin, otel çalışanı olarak gösterilse de gerçekte …’in çalışanı olan … ile tartıştığını, tartışmanın davacıyla alakası olmadığı gibi, tartışmanın kiracılık sıfatı ve gereklerinden de kaynaklanmadığını, müvekkilinin işgal olayından sonra defalarca panolarının kesildiğini ve
camlarının kırıldığını, camların kırılmasının tek şüphelisinin bu şahıslar olduğunu, soruşturma konusu olayın da camların kırılması nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkilinin sopayı kendisini korumak için aldığını, kimseye vurmadığını hareketlerinin davacıya yönelik olmadığını belirterek açıktan fena kullanma sözkonusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Davalı kiracının kiralananı kötü kullanımına ilişkin delil bulunmadığını, her ne kadar … Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/212 E. 2012/892 K. sayılı ilamı ile davalı … hakkında mala zarar verme suçu sabit görülerek cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de, tanıklar … ve Hacı Murat Büyükaloğlu’nun beyanlarına göre zararların davalı tarafından gerçekleştirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında kiralananın bulunduğu otel içerisinde 2010 Temmuz ayında ikinci bir masaj salonu açılmasından sonra kiraya veren ile kiracı arasında ihtilafların çıktığı tanık beyanları ile anlaşılmaktadır. Öte yandan 17.05.2011 tarihinde de, davalının çalışanı …ve davalı kiracı arasında, kiralananın camlarının kırılması neticesinde tartışma çıktığı, tartışma nedeniyle davalı kiracı hakkında davacı şirket çalışanı …’e yönelik basit yaralama ve hakeret suçlarından davacı şirekete yönelik olarak da mala Zarar verme suçundan cezalandırılmasına, Erkan Güngören’e yönelik basit yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği … Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/212 E. 2012/892 K. sayılı ilamından anlaşılmaktadır.
Mahkeme her ne kadar davalı kiracının cezalandırılmasına karar verilmişse de, zararın tanık beyanlarına göre davalı tarafından yapılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki Ceza Mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespiti hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle mahkemenin davalının, mala zarar vermesinin söz konusu olmadığına yönelik gerekçesi yerinde değildir . BK.nun 256. maddesinde de kiracının; kiralananı, kira süresince tam bir ihtimam dairesinde kullanması, komşuluk ilişkilerine riayet etmesi, kimseyi rahatsız etmemesi kuralları açıklanmıştır. Dosya kapsamına göre, davalının ceza dosyası ile sübuta eren eylemleri kiralananın açıktan fena kullanma olgusunu gerçekleştirdiğinden mahkemece tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.