YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12698
KARAR NO : 2013/14224
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece asıl alacak yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine, alacağın fer’ileri yönünde itirazın kaldırılmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı tarafından ve katılma yolu ile davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe ve davaya dayanak yapılan 01.04.2010 başlangıç tarihli ve 21 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kira parasının 01.01.2011 tarihine kadar aylık 5.000,00 TL 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında aylık 5.500,00 TL olduğu, kira sözleşmesinin yenilenmesi halinde ise en son kiranın yıllık TEFE-TÜFE oranında arttırılarak belirleneceği, kira parasının her ayın 1-3 günü arasında ödeneceği, gecikme olduğu takdirde her ay için %10 faiz ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı 10.04.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde bu düzenlemeye dayanarak aylık 6050,00 TL den ödenmesi gereken 2012 Ocak ve Şubat kirasından bakiye 550,00 şer TL ile aylık 6050,00 TL den ödenmeyen 2012 Mart ve Nisan ayları kiraları olmak üzere toplam 13.200,00 TL asıl alacak ile aylık %10 oranı üzerinden 1.276,00 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren asıl alacağın %10 oranı üzerinden işleyecek faizinin tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı borçlu 03.05.2012 tarihli itirazında 2012 Mart ayı kirası 6050 TL yi 20.04.2012 tarihinde ödediğini, ayrıca faizinde senelik %9 olması gerektiğini toplam alacağın 9203,00 TL sini kabul ettiğini belirterek takibe kısmi itirazda bulunmuştur. Davacı, sözleşme gereğince faizin aylık %10 olarak talep edilmesinin sözleşmeye göre yerinde olduğunu, ayrıca ödediği 2012 Mart ayı kirasının da icra takibinden sonra ödendiğini belirterek itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının icra takibinde talep ettiği faizin sözleşmeye uygun olduğunu bu nedenle faize yönelik itirazın haksız olduğunu, ancak 2012 Mart ayı kirası takipten sonra itiraz tarihinden önce ödendiğinden asıl alacağa yönelik itirazın yerinde olduğundan, asıl alacağa yönelik itirazın kaldırılması talebinin reddine, alacağın fer’ileri yönünden takibin devamına karar verilmiştir.
1) Davalının temyiz itirazları yönünden; Davalının takibe konu 2012 Mart ayı kirası 6050,00 TL yi icra takibinden sonra ve borca itirazdan önce ödediğine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı yapılan bu ödemeyi gerekçe göstererek, işlemiş faiz dahil toplam alacağının sadece 5273,00 TL sine itiraz etmiş, ayrıca itirazında faiz oranına da açıkça itiraz etmiştir. Mahkemece davacı alacaklının talep ettiği aylık %10 gecikme faizinin kira sözleşmesine uygun olduğundan bahisle itirazın haksız olduğu belirtilmişse de;
1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir.” 6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; “TBK.nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, takip tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken az yukarıda açıklanan Kanun hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak davalının işlemiş faize ve faiz oranına yönelik itirazları değerlendirilerek, gerektiğinde yapılan ödemelerin takip konusu alacağın tamamını karşılayıp karşılamadığı hususunda rapor alınarak sonucu dairesinde karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, Bozma nedenine göre şimdilik davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.