YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1305
KARAR NO : 2013/12968
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, … ada … parsel sayılı taşınmazın 884/3038 hissesinin davacıya ait olduğunu, hissedarlardan …, …, … ve … varisleri olan …, …, …, … ve …’un hisselerini 24/12/2010 tarihinde davalıya sattıklarını, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde hissedar olup, önalım hakkına sahip olduğunu, MK’nun 733 maddesi gereğince noterden davacıya herhangibir tebligat yapılmadığını, davacının ön alım hakkından feragatı söz konusu olmadığını, davalının 500 m2 lik kısmı davacıya aktardığını, kalan 1361 m2 lik kısmını uhdesinde tuttuğunu, davalının uhdesinde kalan 1361 m2 lik taşınmazın davacıya devri konusunda tarafların nizalı olduklarını, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının bu davayı kötü niyetli açtığını, davalının ilk pay alımını 24/12/2010 tarihinde yaptığını, davacıya 07/01/2011 tarihinde tapuda pay satışı yaptığını, bu durumda davacının diğer satışları öğrendiğini, davacının kötü niyetle hak düşürücü süre geçtikten sonra davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir şahsa satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 733 / 3 maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığı ile bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince ; … Ada … parsel No’lu taşınmazın hissedarlarından …, …, … ve … varisleri olan …, …, …, … ve …’un toplam 1838/3038 hisselerini 24/12/2010 tarihinde davalıya 36.700 TL bedelle sattıkları, 07/01/2011 tarihinde ise davalı …’ın dava konusu …Ada … Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1838/3038 hissesinin 1361/3038 ini kendi üzerinde bırakarak 477/3038 hisseyi 10.000 TL bedel karşılığında davacı …’a sattıktan sonra davalı üzerinde kalan hisseler için davacı tarafından 12.04.2012 tarihinde işbu dava açılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırmalarından olan yasal önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşların o payı öncelikle satın alma hakkıdır. Davalı tarafından satın alınan paylardan bir kısmının sonradan davacıya satılması ve davacının diğer satışlardan da bu vesile ile haberdar olması yasal önalım hakkını bertaraf etmez.
Davacıya satışın bildirilmesi için noter aracılığı ile ihtarname gönderilmemiştir. Davacının haricen satışı öğrendiği ya da pay satışı nedeniyle önceki satıştan haberdar olduğu gerekçesi ile dava reddedilemez. Bu durumda satışın davacı tarafa noter aracılığıyla bildirilmediğinin ve davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece davanın esasına girilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.