YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13438
KARAR NO : 2013/16082
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira ve aidat alacağı, buzdolabı bedeli, hor kullanma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1)-Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin mahkemece takdir edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki benden kapsamını dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2)-Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.10.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde 1.11.2003 tarihinden tahliye tarihi olan 12.3.2005 tarihine kadar ödenmeyen kira bedelinin tahsilini istemiştir. Kira sözleşmesinde aylık kira bedeli 525 TL olup artış şartı bulunmamaktadır. Davalı kiracının 1.11.2003 tarihinden itibaren aylık kira bedellerini 640 TL olarak ödediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak kira bedeli kira endeksi oranında artırılarak belirlenen kira miktarına göre kira alacağı tespit edilmiş ise de, kira sözleşmesinde artış şartı bulunmadığından davalının en son ödediği aylık 640 TL kira parası üzerinden hesaplanarak bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olmuştur.
Davalının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazına gelince; Hak arama özgürlüğü Anayasanın 36.maddesinde düzenlenen ve korunan özgürlüklerdendir. Herkesin yargı mercileri önünde iddiada bulunma, savunma yapma özgürlüğü vardır. Ancak bu haklar kullanılırken amacı içinde kullanmalı ve sınırları aşılmamalıdır. Bir davanın açılması veya görüşülmesi sırasında verilen dilekçelerde kullanılan sözler kişisel hakları zedeleyici nitelikte bulunsa bile, iddia ve savunma sınırları aşılmış olmadıkça BK. 49.maddesi kapsamına giren bir haksız eylem olarak nitelendirilemez. İddia ve savunmanın dışında kalan ve bunlarla ilgili bulunmayan ve hakaret içeren sözler bu kuralın dışında kalır. Davacı dava dilekçesinde davalının hakkında başlatılan … 1. İcra Müdürlüğünün 2003/4186 esas sayılı dosyasında ki itiraz dilekçesinde “tahliye taahhüdünün sahte olduğunu” iddia ettiğini, … 4 SHM açılan 2004/153 esas sayılı davada, cevap dilekçesinde sahtecilikten bahsederek müvekkiline iftira attığını belirterek 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Dava konusu dilekçeler, tahliye taahhüdüne dayalı başlatılan icra takibine itiraz ve itirazın iptali ve tahliye davasındaki savunma dilekçeleridir. Bu açıklama ve
gelişmeler göz önüne alındığında davalıların davaya konu edilen dilekçelerindeki sözlerinin davacının kişisel haklarını zedeleyici nitelikte olduğunun ve BK. 49.maddesi kapsamına giren bir eylem oluşturduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Bu sözlerin tamamen savunma amacıyla söylediği ve bu sınırlar içinde kaldığı olayların akışı ile sabittir. Bu durumda savunma sınırları içinde kalan dilekçe nedeniyle davacının kişilik haklarına hukuka aykırı olarak saldırıda bulunulduğunu kabul etme imkanı bulunmadığından manevi tazminata ilişkin istemin reddi gerekirken, yazılı gerekçe hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.