Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/13561 E. 2013/14764 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13561
KARAR NO : 2013/14764
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ve beyanlarında davacının halen bulunduğu iş yerinde babası ve kardeşi ile birlikte ortak ticaret yaptığını, ayrı bir dükkan açarak şahsi olarak ticari yaşamına devam etmek istediğini, davaya konu iş yerine ihtiyacı bulunduğunu söyleyerek davalının taşınmazdan tahliyesini istemiş, davalı ise ihtiyacın samimi olmadığını, amacın kirayı arttırmak olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda, tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacı, 01.02.2011 başlangıç tarihli, davalı şirketle yapılan sözleşmeye dayanarak, ihtiyaç iddiasıyla iş bu davayı açmıştır. Davacının halen kullandığı dükkan 100 m2 olup, davaya konu dükkanın ise 200 m2 olduğu yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Mahkemece davacının kullandığı dükkanın bitişiğinde annesine ait bulunan dükkandaki kiracının tahliye ettirilip aradaki duvar kısmen açılmak suretiyle 200 m2 kullanım alanlı bir dükkana sahip olunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; hiç kimse kendisine ait taşınmaz varken annesine ait olup kirada bulunan taşınmazı tahliye ettirmeye zorlanamaz. O halde ihtiyacın samimi olduğu, davaya konu dükkanın üstün niteliğinin bulunduğunun keşfen belirlendiği, dava da süresinde açıldığına göre tahliyeye karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.