YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13886
KARAR NO : 2013/14694
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.000,00 TL asıl alacak ve 227,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.227,09 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin sözleşmedeki muacceliyet koşulu nedeniyle hüküm altına alınan kira paralarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 20/03/2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile apartman dairesi konut olarak kullanılmak üzere kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde, bir aylık kira bedelinin ödenmemesi halinde kira süresinin bitimine kadar olan tüm aylara ait kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmış, davalı … sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Davacı kiraya veren … 7. İcra Müdürlüğünün 2009/8959 sayılı dosyası ile davalı kefil hakkında 06/04/2009 tarihinde başlattığı icra takibinde aylık 360 TL’den 2008 yılı mart ayı ila 2009 yılı şubat ayı kiraları ile aylık 390 TL den 2009 yılı Mart ayı ila 2010 yılı Şubat ayı kiraları olmak üzere toplam 9.000 TL alacak ile 228,28 TL işlemiş yasal faizin tahsilini talep etmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil
ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar bölümü 4.maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; yeni yasal düzenleme karşısında değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.