YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14033
KARAR NO : 2013/16412
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılık sıfatının tesbiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tesbiti davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın davalı … yönünden reddine, davalı … yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalıların temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu taşınmazda kiracı olduğunu, davalının muvafakatı ile kiralananda bulunan 30 yaşından fazla ağaçların sökülerek yeni fidanlar dikildiğini, davalının ise bu işlemlerden hiçbir haberi yokmuş gibi sözleşmeyi feshederek taşınmazın kendise teslimini .. 4. Noterliği’nin 26.03.2012 tarih ve 2454 yevmiye nolu ihtarnamesi ile istediğini, bu şekilde muaraza oluşturulduğunu ileri sürerek müvekkilinin kiracılık sıfatının tespiti ile muarazanın önlenmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın davalı … yönünden reddine, davalı … yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ile davalı … arasında imzalanan 11.09.2009 başlangıç tarihli ve 30 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davaya konu taşınmaz 24.04.2012 tarihinde davalı … tarfından diğer davalı …’a devredildiğinden, mahkemece davalı Nuri davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Sözleşmenin 9. maddesinde “ ortakçı taşınmazda her türlü zirai yatırım ve tesis yapabilir” hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun 125/1. maddesinde “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
A) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
B) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkemece, davalı … yönünden dava reddedilmiş ise de, HMK.nın 125/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olduğu gözardı edilerek adı geçen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Öte yandan yargılama giderlerinden her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin her iki davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının davalı … hakkında yaptığı yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.