Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/14153 E. 2013/15150 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14153
KARAR NO : 2013/15150
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muarazanın meni, kiracılık sıfatının tespiti

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı muarazanın meni, kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muarazanın meni ve kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile muarazaanın menine ve davacının kiracı olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kiralanan oto yıkama sevisinin 03.06.2009 tarihli ve 8 no’lu şirket yetkisine istinaden 3 yıllığına kiraladığını,10.11.2009 tarihli 9 no’lu şirket yetkisine istinaden yapılan kira sözleşmesi ile kira süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini kira süresinin 10.11.2014 tarihinde sona ermesine rağmen kiraya verenin sözleşme süresinin 01.12.2012 tarihinde sona ereceğinden bahisle tahliye için ihtar çekildiğini, kiraya verenin elektrik ve suyu kestiğini belirterek muarazanın meni ve kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı kiracı ile davalı kiraya veren arasında kira ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan iki kira sözleşmesinden hangisinin daha önce imzalandığı ve kira süresinin üç yıl mı, beş yıl mı olduğu noktasında toplanmaktadır. 10.11.2009 tarihli, 9 no’lu şirket yetkisine istinaden imzalanan başlangıç tarihi belli olmayan kira sözleşmesinde kira süresinin 5 yıl olarak belirlendiği ve sözleşmenin 13. maddesinde yer alan düzenlemeye göre imzalanan bu sözleşmenin geçici olduğu belirtilmektedir. 03.06.2009 tarihli 8 no’lu şirket yetkisine istinaden daha sonra ikinci defa düzenlenen 01.12.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde ise kira süresinin 3 yıl olarak belirlendiği ve sözleşmenin 13. maddesinde yer alan düzenlemeye göre imzalanan sözleşmenin kesin olduğu belirtilmektedir. Dosya içerisinde yer alan imzalanma tarihi belli olmayan tahliye taahhütnamesinde ise tahliye tarihi olarak 01.12.2012 tarihinin belirlendiği görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 01.12.2009 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesinin 5 yıllık kira sözleşmesinden daha sonra düzenlendiğinin kabulü ile taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 3 yıl süreli olduğu ve dava tarihi (17.12.2012) itibariyle sözleşmenin sona erdiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.