YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15341
KARAR NO : 2013/16258
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 01.10.1989 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi ile dükkan nitelikli taşınmazı kiraladığını, kira sözleşmesine göre kira bedellerinin her ayın birinde peşin olarak ödenmesi gerekirken davalının 01.10.2011 – 01.10.2012 döneminde aylık 4750 şer TL’sı olan 2012 yılı Nisan, Mayıs, Temmuz ve Ağustos ayları kira bedelleri süresinde ödenmediğinden her ay için ayrı ayrı ihtar gönderildiğini, davalının ihtarların tebliğinden sonra 2000 er TL ödeme yaptığını, bu şekilde dört haklı ihtar oluştuğunu belirterek, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, aylık kira bedelinin 2000 TL olduğunu , dört yıldan beri kira bedellerinin her ayın 25-30. günü ödendiğini, ödeme günü konusunda taraflar arasında teamül oluştuğunu, ihtarların keşide edildiği tarihlerde kira bedellerinin muaccel olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, aylık kira bedellerinin ihtarnamede talep edilen miktar kadar olduğu davacı tarafından ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Davacının temyiz itirazlarına gelince; İhtarlara dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.10.1989 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli aylık 3 TL kira bedelli, birinci yılın bitiminde %60 arttırım yapılacağı, iki yılın sonunda ise aylık kira bedelinin 21 TL olacağı kararlaştırılan kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin her ayın birinde peşin olarak ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 05/04/2012 keşide, 20/04/2012 tebliğ tarihli ihtarla istenen Nisan 2012 ayı kira parası 30/04/2012 tarihinde, 04/05/2012 keşide 10/05/2012 tebliğ tarihli ihtara konu edilen Mayıs 2012 ayı kira parası 30/05/2012 tarihinde, 04/07/2012 keşide, 20/07/2012 tebliğ tarihli ihtar ile 07/08/2012 keşide, 15/08/2012 tebliğ tarihli ihtarnamede istenen Temmuz ve Ağustos 2012 ayları kira paraları 30/07/2012 ve 28/08/2012 tarihlerinde davalının kabul ettiği miktarlar üzerinden ihtarların tebliğ tarihlerinden sonra ödenmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi iki haklı ihtar olgusunun gerçekleşmesi için ödemelerin ihtar tebliğlerinden sonra yapılması yeterli olup taraflar arasındaki kira miktarına ilişkin uyuşmazlık ihtarların doğurduğu sonuca etkili olamaz. Davalı, aylık kira bedellerini kendi kabul ettiği miktardan ihtarların tebliğinden sonra ödediğinden ihtarlar haklıdır. Bu durumda bir kira yılında iki haklı ihtar olgusu gerçekleştiğinden kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.