Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/15804 E. 2013/16301 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15804
KARAR NO : 2013/16301
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı, alacaklı tarafından ödenmeyen kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine 07.06.2012 tarihinde tahliye istekli olarak başlatılan icra takibindeki takip talebinde muaccel olan aylar kira parasının yanında kira sözleşmesinde bulunan muacceliyet şartı gereğince sonraki ayların kira parası ve kira sözleşmesindeki düzenlemeye göre günlük %2 faiz talep edilmiştir.
Davalıya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde, ödeme ve itiraz sürelerinin gösterilmediği görülmektedir. Bu durumda İİK.nun 269/1 maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesine uyulmadığı ihtarın yasal koşulları taşımadığı anlaşılmaktadır. Yasaya aykırı olarak düzenlenen ödeme emrine dayalı olarak kiralananın tahliyesine karar verilemeyeceğinden, mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalının alacağa ilişkin temyizine gelince; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel
kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde muacceliyet (ceza) koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir. Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2012 yılının Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları kira parası ile muacceliyet koşulu uyarınca 2012 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları kira parasının da tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirasının da değerlendirmeye tabi tutulması da yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı tarafından başlatılan icra takibinde, sözleşmede kararlaştırılan günlük %2 gecikme faizi üzerinden işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işleyecek olan günlük %2 faiz talep edilmiş ise de; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu’na göre temerrüt faizine ilişkin TBK.nun 120. maddesi hükümleri görülmekte olan davalara da uygulanacağından temerrüt faizi konusunda TBK.nun 120. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.