YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/161
KARAR NO : 2013/4757
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … ile davalı vekilleri Av…. ve Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takiplerine itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL sözleşmeden cayma tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 23.9.2011 düzenleme tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı hakkında İstanbul 26. İcra Müdürlüğü’nün 2012 / 4865 ve 2012 / 6699 sayılı takip dosyaları ile sözleşmenin özel şartlar bölümü 6.2 maddesi gereğince ödenmesi gereken 100.000 Dolardan eksik ödenen KDV tutarı 32.992.20 TL ile Aralık 2011- Mart 2012 arası aylar kirasının tahsili için icra takipleri yapmış, icra takiplerine davalının itiraz etmesi üzerine açmış olduğu işbu dava ile icra takiplerine yapılan itirazların iptali ile yine sözleşmenin özel 6.6. maddesi gereğince, davalının sözleşmeden cayması nedeniyle sözleşme bitim tarihine kadar ödenmesi gereken cayma tazminatından şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini istemiştir. Mahkemece itirazın iptali davaları ile alacak / tazminat davalarının birlikte görülemeyecek olması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak 6100 Sayılı HMK’nun 110. maddesinde önceki 1086 Sayılı HMUK’nda yer almayan davaların yığılması kurumu düzenlenmiş olup, anılan madde gereğince davacı aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız, birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerinin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması gerekir. Objektif dava birleşmesi de denilen bu düzenleme davacının birden fazla talebini aralarında aslilik – fer’ilik ilişkisi kurulmadan aynı dava dilekçesi ile ileri sürmesine olanak tanımaktadır. Bu dava çeşidinde taleplerin tümü birbirinden bağımsız, eşdeğer ve aynı derecede öneme sahiptir. Her bir talep farklı edimlerin gerçekleştirilmesine yönelmiştir. Dava yığılmasında görünüş itibariyle tek bir dava dilekçesi bulunmasına karşın, aslında dava dilekçesinde belirtilen talep sayısı kadar birbirinden ayrı ve bağımsız dava vardır ve yargılamada her bir talep bağımsız olarak ayrı ayrı işlem görür ve karara bağlanır. Bu itibarla yeni yasal düzenleme, usul
ekonomisine de uygun şekilde somut olayda olduğu gibi, aynı dava dilekçesi ile açılan davada alacak / tazminat davalarının da itirazın iptali davaları ile birlikte görülmesini sağladığından mahkemenin işin esasını inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.