Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1644 E. 2013/12931 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1644
KARAR NO : 2013/12931
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Birleşen … As. H. Mahkemesi’nin …/… Esas-…/… Karar sayılı dosyasında
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira paralarının tahsiline yönelik icra takiplerine yapılan itirazların iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takiplerinde ve davalarda dayanılan ve hükme esas alınan 1.10.2001 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile depolu asma kat mağaza, aylık net 6.750 TL bedelle mağaza, idari büro ve depo olarak kullanılması için davalıya kiralanmış, sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde, yıllık kira bedeli artışının DİE tarafından belirlenecek olan yıllık TEFE oranına göre yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı kiraya veren kiracılık süreci içinde kira paralarının eksik ödendiği iddiası ile … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2011 / 5837 sayılı dosyasında Ekim 2010- Nisan 2011 arası aylar kirası farklarının, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2011 / 10631 sayılı dosyasında da Mayıs- Temmuz 2011 arası aylar kirası farklarının tahsili isteminde bulunmuştur. Söz konusu icra takiplerine yasal süresi içinde itiraz eden davalı kiracı, kira paralarının davacı tarafından gönderilen faturalar karşılığı düzenli şekilde ödendiğini, bu ödemelerin davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeden tahsil edildiğini, bu şekilde kira miktarı konusunda taraflar arasında zımni bir anlaşmanın meydana geldiğini, davacının haksız icra takibi yaptığını, kira borçlarının olmadığını belirterek, icra takiplerine itiraz etmiş, itiraz üzerine açılan işbu asıl ve birleşen davada da aynı savunmalarda bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının kendisine gönderilen faturalardaki miktarı ödemek suretiyle kira borcundan kurtulup kurtulmadığı, yoksa sözleşmedeki artış oranına göre ödeme yapmak zorunda olup olmadığı noktalarındadır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde aylık kira miktarı açıkça belirtilmiş, sözleşmenin özel 3. maddesinde de, kira parasının ne şekilde artırılacağı tereddüte yol açmayacak ve kolayca hesaplanacak şekilde gösterilmiştir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği, bu artış şartı yasa gereği basiretli birer tacir olması gereken tarafları bağlar. Bu durumda davalı kiracının yıllar itibariyle sözleşmedeki artış oranına uygun artışlarla kira
parasını ödemesi gerekir. Davalının, davacı tarafından maddi hata sonucu daha düşük hesaplanan kira bedellerine göre düzenlenen faturalar karşılığı ödeme yapması, davalıyı sözleşmeye uygun ödemede bulunması yükümlülüğünden kurtarmaz. Yazılı kira sözleşmesinde kararlaştırılan artış oranı karşısında bu konuda taraflar arasında zımni anlaşma yapıldığı iddiası dinlenemez. Bu durumda mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları çerçevesinde sözleşmedeki artış oranına uygun ödenmesi gereken kira farkları yönünden itirazların iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.