YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2242
KARAR NO : 2013/15672
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralanandaki ayıpdan dolayı yoksun kalınan kar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait alışveriş merkezinde kiracı olduğunu, 09.09.2009 tarihinde yağışlı hava neticesinde, su basması sonucu alış veriş merkezinin 1. ve 2. katlarının tamamen sular altında kaldığını, kiracıların uğradığı zararların bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, işyerinin binanın üst katında yer aldığından kiralananda herhangi bir maddi zararın olmadığını, ancak alışveriş merkezinin hizmete açılmaması sebebi ile ciro kaybına uğradığını, işletme projesine göre gölet kısmından gelecek su baskınını engelleyecek olan istinat duvarının davalı tarafından yıkıldığını, su basması sonucu gerekli tadilatın yapılmasının geciktiğini bu nedenlerden dolayı davalının kusuru olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 8000 TL tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı hasarın mücbir sebep sayılabilecek bir tabiat olayından kaynaklandığını, biran önce tadilatların yapılması konusunda elinden geleni yaptığını suların çekilmesinden sonra hemen çalışmalara başladığını, meydana gelen zararda bir kusurunun olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davacının … Alışveriş Merkezinde davalının kiracısı olduğu, 09.09.2009 tarihinde meydana gelen sel baskınında alışveriş merkezinin birinci ve ikinci katını su bastığı hususları çekişmesizdir. Dava alışveriş merkezinin yeniden faaliyete geçmesinin gecikmesi nedeniyle yoksun kalınan karın tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanun’unun 308. (Borçlar Kanun’unun 250.) maddesinde kiraya verenin kiralananda sonradan meydana gelen ayıptan sorumlu olduğu ve kiraya verenin kendisinin bir kusurunun olmadığını ispat edemez ise tazminat ile sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davalının kusur durumu iki noktada düğümlenmektedir. Birincisi meydana gelen sel baskınında davalıya bir kusur yüklenilip yüklenilemeyeceği, iddia edildiği gibi gölet tarafındaki istinat duvarının projeye aykırı kaldırılmasında davalıya atfedilecek bir kururun olup olmadığı, ikinci olarak da sel baskınından sonra alış veriş merkezinin teknik ve estetik, açıdan yeniden müşteri hizmetine
açılmasında tüm gayretin davalı tarafından gösterilip gösterilmediğidir. Bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi bu hususlar bilirkişi raporlarında aydınlatılamamıştır. Bu durumda mahkemece gerekirse alanında uzman bilirkişiler marifeti ile yerinde yeniden keşif yapılıp bu hususlar üzerinde durularak davalının kusurlu olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.