Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/2450 E. 2013/4742 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2450
KARAR NO : 2013/4742
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklının davalı borçlu hakkında sözleşme uyarınca hissesine düşen kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, kiralananın tahliyesine ve icra tazminatına karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin alacağa ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin tahliyeye ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Kira sözleşmesinde birden fazla kiralayan bulunması halinde kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan temerrüt ihtarnamesinin ya da icra takibinin ve bu takibe dayanılarak düzenlenen ihtarlı ödeme emrinin tüm kiralayanlar tarafından birlikte gönderilmesi ve tahliye davasının da birlikte açılması gerekir. Dava açılmasındaki eksiklik sonradan giderilebilir ise de, temerrüt ihtarnamesindeki yada icra takibindeki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir.
Olayımıza gelince: Taraflar arasında 05.05.2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde davacı dışında dava dışı …, … ve …’nın da kiralayan olduğu görülmüştür. Davacı, icra takibini tek başına başlatmış, davayı da tek başına açmıştır. Davanın açılmasındaki eksiklik sonradan giderilebilir ise de, icra takibindeki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün olmadığından tahliye isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye davasının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de alacaklı vekili tarafından kiracı borçlu hakkında başlatılan takipte, davalıya gönderilen örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin davalı borçluya 12.7.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve bu ödeme emri ile borçluya 30 günlük süre verildiği anlaşılmıştır. İ.İ.K.269/1 maddesi göndermesi ile BK’nun 260.maddesi gereğince 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz. Alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan 31.7.2012 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunması da doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.