YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2462
KARAR NO : 2013/13734
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki iki ayrı kira sözleşmesine konu olan toplam dört adet dükkanın davalıya kiraya verildiğini,davalının tahliye sırasında kiralanana büyük çapta zarar verdiğini, bir kısım demirbaş eşyaları dahi yerinden sökerek beraberinde götürdüğünü, kiralananlarda yapılan tespit keşfi sonucunda düzenlenen raporda zarar miktarının belirlendiğini belirterek tespit masrafları olan 350 TL bilirkişi ücreti, 61,74 TL keşif yolluğu, 43,70 TL mahkeme harcı ile birlikte şimdilik 8000 TL hor kullanma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazların gemi yan sanayi için kullanılmak üzere kiralandığını, duvarlarının boyasının kirlenmesi gibi kullanım amacı sebebiyle oluşan masrafların istenemeyeceğini, kiracıya demirbaş eşya teslim edilmediğini, duvarlar arasındaki bölmelerin davacı tarafından açıldığını, 6000 TL depozito verildiğini, tahliyeden sonra depozitonun iade edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 13180 TL tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
T.B.K.’nun 316/1.maddesi (B.K.’nun 256.maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi (B.K,’nun 266.maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren, bu yüzden uğradığı zarar için giderim isteminde bulunabilir. Ancak kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen yıpranma ve bozulmalardan sorumlu değildir. O nedenledir ki kiralanandaki hasar ve bozukluğun kötü kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerekir.
Taraflar arasında 1.5.2007 başlangıç tarihli, bir yıl süreli sözleşmeyle 8 ve 9 nolu dükkanların 15.12.2007 başlangıç tarihli, bir yıl süreli sözleşme ile de 11-22 nolu dükkanların kiralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taşınmazlar gemi yan sanayi için kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Sözleşmelerde kiralananların şimdiki durumu ” boş dükkan” olarak belirtilmiştir. Kira sözleşmesinde kiralananın niteliklerine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiş ise de, Borçlar Kanunu 266/3.maddesi uyarınca kiracının kiralananı iyi halde teslim aldığı asıldır.
Davalı kiralananları tahliye ederek anahtarı 06.05.2009 tarihinde tevdi mahalline teslim etmiştir. Davacı kiralananda 11.05.2009 tarihinde delil tespiti yaptırmış, davayı da bu tespite dayanarak açmıştır. Delil tespiti bilirkişi raporunda; zarar kalemleri olarak ortak duvarın yapılması, kırılan camların yenilenmesi, hasar gören demir doğramanın bedeli, boyanın yeniden yapılması tüm dükkanlar için belirlenmiş,19 nolu dükkan için ayrıca duvarlardaki hasarların giderilmesi, sökülen kapı, lavabo ve musluk bedeli, zemin kaplama bedeli zarar kalemi arasına alınarak toplam 8945 TL hasar bedeli tespit edilmiştir. Yargılama aşamasında 16.06.2010 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tesbit raporunda belirtilen zarar kalemlerine daha farklı hasarlar ilave edilmiştir.Örneğin 8 nolu dükkanın 24 m2 lik alanda yerdeki seramiklerin kırıldığı, bir adet wc de hela taşının kullanılamaz olduğu, döşeme ve duvar seramiklerinin döküldüğü, lavabonun sökülmüş olduğu, wc kapılarının sökülmüş olduğu, elektrik priz ve düğmelerinin sökülmüş olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmişse de bu rapor da mahkemenin ilk yaptığı keşif sonucu alınan raporla aynı nitelikte olup delil tesbit raporundan farklılıklar içerdiği görülmektedir. Keşfin tahliyeden yaklaşık bir yıl sonra yapılmış olması, tahliyenin hemen sonrasında yapılan tespitte belirlenen hasar kalemlerinin niteliğiyle mahkemece yapılan keşifteki hasar kalemlerinin niteliğinin farklı oluşu, aradan geçen zaman içerisinde kiracı dışındaki faktörler nedeniyle taşınmazdaki hasarın artmasının kuvvetle muhtemel oluşu ve hasarların hor kullanma teşkil edip etmeyeceğine ilişkin bir tespiti içermemesi nedeniyle bilirkişi raporları hükme esas alınacak nitelikte değildir. Delil tespiti tahliyenin hemen sonrasında yapıldığından masraf kalemleri yönünden daha inandırıcıdır. Mahkemece tespit bilirkişi raporunda belirlenen hasarlar esas alınarak bu hasarların hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve maliyet hesaplaması yönünden uygunluğu konusunda yeniden bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı kiracı tüm aşamalarda 15.12.2007 başlangıç tarihli sözleşme yönünden de 3000 TL depozito ödediğini savunmuştur. Mahkemece bu husus davacıdan sorulmadan sadece 01.05.2007 başlangıç tarihli sözleşmeye göre ödenen 3000 TL depozito tazminat miktarından mahsup edilmiştir. Mahkemece 15.12.2007 başlangıç tarihli sözleşme ile de 3000 TL depozito ödenip ödenmediğine ilişkin davalı kiracının delilleri toplanıp gerekirse yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak 15.12.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince davacıya depozito ödenip ödenmediği net bir şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.