YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2950
KARAR NO : 2013/4629
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye- İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı süresinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, % 40 icra tazminatı ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece tüm kiralayanlar dahil edilmeden başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince;Dosyada yer alan tapu kaydına göre kiralananın davacı alacaklılar ile dava dışı …,…,… ve … arasında paylı mülkiyete tabi olduğu icra takibinde ve tahliye davasında pay ve paydaş çoğunluğunun sağlandığı görülmüştür. Pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak takip yapılmasında ve dava açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.