Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/3140 E. 2013/5471 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3140
KARAR NO : 2013/5471
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Kayyımı ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, Maliye Hazinesi hakkında da dava açılmış olup, Maliye Hazinesi davaya konu taşınmazda paydaş olmadığından, Maliye Hazinesi yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Diğer taraflar yönünden ise; Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüz ölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlar da sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapu kaydındaki yüzölçümünün düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya açılan dava retle sonuçlanırsa ve tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamı taşınmaz üzerinde belirlenip, teknik bilirkişiye bu doğrultuda kroki düzenlettirilerek, krokide belirlenen yer hakkında karar verilir. Eğer tapu miktarı fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davaya konu 288 parsel tapu kaydında 521.473 m2 tarla vasfında olup, yapılan keşif neticesinde taşınmazın 501.408,93 m2 olduğu, tapu kaydındaki miktarın düzeltilmesinin 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 41. maddesi gereğince ilgililerin muvafakatları ile giderilebileceği bilirkişi tarafından belirtilmiştir. Bu durumda, yukardaki ilkeler doğrultusunda taraflar tapu kaydındaki yüzölmüçünün düzeltilmesi için dava açması için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; Mahkemece tarım arazisi niteliğine olan parselin aynen taksminin bilirkişi tarafından hazırlanan proje doğrultusunda mümkün olup olmadığı 3194 Sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince İl İdare Kurulunun onayına sunulmadan aynen taksime karar
verilmesi doğru olmadığı gibi, 3 paydaş tarafından Davalı … hakkında açılan davada, aynen taksim neticesinde davalıya düşen kısmın belirtilmesi ile yetinilerek, davacılar yönünden ise taksim sonucunda oluşan diğer paylardan hangi payın hangi paydaşa ait olduğu belirtilmeden, 22/02/2011 tarihli birlikişi raporunda birinci alternatifte gösterilen 1, 2 ve 3 No’lu bölümlerin “davacılara bırakılmasına” şeklinde karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.