Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/3723 E. 2013/5354 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3723
KARAR NO : 2013/5354
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Davacı, davaya konu taşınmazda paydaş olduğunu, davalı …’ın davaya konu taşınmazda Döne Karaahmet’in payını satın aldığını, yasal süresi içerisinde önalım hakkını kullandığını, önalım hakkı nedeni ile davalının payının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise payı 80.000 TL’ye satın aldığını ,davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, satın aldığı payı 17.12.2010 tarihinde dava dışı Hasan Atılgan’a sattığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece davalının taraf sıfatı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HMK.nun 125 ( HUMK 186 ) maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı payı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.
Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davacının davayı yönelttiği kimsenin kötü niyetli olduğunu iddia etmesi halinde, davacı bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötü niyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.
Olayımıza gelince;5.11.2010 tarihinde davaya konu taşınmazın 160/1712 payının davalı … tarafından satın alınması üzerine davacı tarafından önalım isteminde bulunulmuştur. Bu itibarla davacının önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki davalı hakkında 12.11 2010 tarihinde açılan dava ile önalım hakkının kullanılması üzerine, davalının, önalım hakkına konu edilen 160/1712 payını, dava dışı Hasan Atılgan’a 17.12.2010 tarihinde resmi satış yoluyla devrettiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davacı tarafa HMK.nun 125.maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.