Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/5 E. 2013/3180 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5
KARAR NO : 2013/3180
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı-davalılardan … Turizm İthalat ve İhracat A.Ş. tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, nitelik itibariyle ve ayrıca duruşma tebligat pulları bulunmadığından duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiş olup, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine davalı borçluların süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı borçlu kiracı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı borçlu kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili ve davalı borçlular vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, temyiz eden davalı borçlular vekilinin tüm, davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı alacaklı vekilinin kefil borçlu hakkındaki temyiz itirazlarına gelince;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 22.3.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmeleri konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeler ile kiralananlar davalı borçlu şirkete kiralanmış, sözleşmeleri davalı borçlu … müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü, 13. maddesine göre “kefilin kefaleti müşterek ve müteselsil olup kira sözleşmesinin uzaması halinde de kefalet süresi en az on yıl devam eder. Kefilin müşterek ve müteselsil kefil olduğu miktar en az 500.000 Euro bedeli kadar olacaktır”. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı alacaklı İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün 2012 / 9835 sayılı dosyası ile 18.4.2012 tarihinde her iki borçlu hakkında başlattığı icra takibi ile her iki kiralanan için faiziyle birlikte toplam 285.552.71 Euro’nun tahsilini talep etmiştir.
Kira sözleşmelerinde kefilin sorumluluğu kural olarak kira süresi ile sınırlıdır. Kira süresinin 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin sözleşmede kararlaştırılmış olması yeterli değildir. Bunun yanında kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Başka bir ifade ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Hakim bu yönleri kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Olayımıza gelince; yukarıda yapılan açıklamalara göre davalı borçlu kefilin sözleşmedeki sorumluluğu sözleşmenin özel 13. maddesinde on yıl süreyle ve 500.000 Euro’ya kadar olmak üzere açıkça belirlendiğinden ve takip konusu alacak kefilin sorumlu olduğu süre ve miktar kapsamında kaldığından mahkemece davalı borçlu kefil hakkındaki davanın da kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.