Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/529 E. 2013/12161 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/529
KARAR NO : 2013/12161
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmiş, mahkemece süresi içinde temyiz edilmediğinden, 10/08/2012 tarih ve 1995/239E 1998/201 K sayılı kararla temyiz dilekçesi reddedilmiş, red kararı yasal süre içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Tebligatın nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğü’nde belirlenmiştir. Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. İlanen tebligata ilişkin Tebligat Kanununun 28.maddesi hükmüne göre, kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapılamayan, ikametgahı, meskeni veya işyeri adresi bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya özel kuruluş ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir. Ayrıca ilan kendisine tebligat yapılacak kimsenin öğrenmesini teminen en uygun şekilde ulaşacağı umulan bir gazete ile yapılır ve tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine asılarak bir ay süre ile ilan edilir.” hükümlerini içermektedir.
Olayımıza gelince; Dava açıldığında davalının adresinin yanlış yazıldığı, tapu müdürlüğünden bildirilen adresin ise yanlış okunduğu ve sonrasında davalının adresinin tespiti için yeterince araştırma yapılmadığı, kararın ise davalıya adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ edildiği anlaşıldığından davalıya yapılan tebligat usulüne uygun değildir. Bu nedenle temyizin süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden mahkemece temyiz isteğinin reddine ilişkin olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine ilişkin davalıya yapılan tebligat yukarıda açıklanan esaslara uygun bulunmadığından geçersiz olup, davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Mahkemece yöntemine uygun bir şekilde dava dilekçesi ve duruşma gününün davalının mirasçılarına tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığnıa, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.