YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5670
KARAR NO : 2013/16464
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira ve demirbaş eşya alacağı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi gereği aylık 500,00 TL’den beş aylık kira bedeli olan 2.500 TL.’nin davalıya elden ödendiğini, sözleşmede belirtilen demirbaşların halen dava konusu kiralananda bulunduğunu,kiralananın anahtarının değiştirilerek kiracı tarafından kullanılmasının engellendiğini ve 2.500 TL kira alacağı,15.000 TL demirbaş eşya alacağı nedeniyle davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek kira alacağı ve demirbaş eşya alacağından dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK.’dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Dava, kira ve demirbaş eşya alacağı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava konusu alacak taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davanın, 6100 Sayılı HMK.’nun yürürlüğe girmesinden sonra 22.12.2011 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.