YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6474
KARAR NO : 2013/11031
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : AXA Sigorta A.Ş.
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. Saide Hasret Koç ile davalı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmeye konu araçlarda oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 16 adet aracın 27.03.2006 tarihli ve 36 ay süreli sözleşme ile davalıya kiraya verildiğini, araçlar davalıya ait tesisin bahçesinde park halinde iken 25.10.2008 tarihinde meydana gelen yoğun yağış ve Yenibosna (Ayamama) deresinin taşıp bahçe duvarını yıkması nedeniyle araçların hasara uğradığını, hasarın set duvarının yıkılmasından kaynaklandığını, davalının o yerde sık yaşanan su baskınlarından korunmak için gerekli tedbiri almadığını, araçların park edildiği sahanın projesinde otopark olmadığını amaca aykırı kullanım nedeniyle davalının kusurlu olduğunu belirterek 357.195,28 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise yaşanan olayın doğal afet olduğunu, mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, herhangi bir kusuru bulunmadığını, kiracı olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece; olayda davalının her hangi bir ihmal ya da kusurunun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 27.03.2006 başlangıç tarihli ve 36 ay süreli araç kiralama sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya 16 adet araç kiraya verilmiştir. Kiraya verilen araçların davalı firmaya ait tesisin bahçesinde park halinde iken 25.10.2008 tarihinde meydana gelen yoğun yağış ve Yenibosna deresinin taşması nedeniyle hasara uğradığı toplanan deliller ve dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlık; olayda davalıya atfedilecek her hangi bir kusur bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı hasarın set duvarının yıkılması, dolayısıyla davalının kusurundan kaynaklandığını, o yörede sık yaşanan su baskınlarından korunmak için davalının gerekli önlemi almadığını, keşifte tesbit edilen yeni duvarın olaydan sonra inşa edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca davacı yaşanan olaydan dolayı hizmet kusuruna dayalı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine İdare Mahkemesinde dava açtıklarını belirterek o davanın bekletici mesele yapılmasını istemiştir. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporuna dayalı olarak; olay
sırasında meydana gelen şiddetli yağışın davalının özenle koruma borcunu ihlale neden olduğu, mucbir sebep niteliğindeki yağış ve derenin taşması olayında davalının ihmal ve kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de 2007 yılında yine dava konusu yerde gerçekleşen sel olayı nedeniyle hizmet kusuruna dayalı olarak idare aleyhine açılan davada mahkemece (İstanbul 9.İdare Mahkemesi 2008/613 esas 2011/813 karar) olayda 3.kişi konumunda olan kiracı şirketin kusuru bulunduğu belirtilerek idare aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Üstelik davalı firma bu davaya müdahil olarak katılmıştır. Bu durumda davacı tarafından davaya konu 2008 yılında yaşanan olayla ilgili olarak açıldığı bildirilen İstanbul 6.İdare Mahkemesinin 2009/1229 esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılarak ve gerektiğinde davalı kiracı tarafından muhtemel sel olayı riskini önleyecek yeterli önlem alınıp alınmadığı konusunda mevcut (duvarın sonradan inşa edildiğine ilişkin itirazlar da nazara alınmak suretiyle) yeniden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.