YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8213
KARAR NO : 2013/11167
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz malda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.’nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu ve paydaşlığının giderilmesinin talep edildiği 1669 Ada 1 nolu parsel, Şükrü oğlu …, Şükrü kızı …,…, …, …, …, …, … ve … adlarına tapuda kayıtlıdır. Paydaşlardan Şükrü oğlu … ve Şükrü kızı …’in soyisimleri tapuda yazılı olmadığından bu eksikliğin giderilmesi için dosya Dairemizin 25.09.2012 günlü kararı ile mahkemesine geri çevrilmiş, geri çevirme kararı gereğince paydaş …’in soyisminin Kalebozan olarak tapuya kaydedildiği anlaşılsa da, ölü …’nün soyismi ile ilgili herhangi bir kayıt düzeltme işleminin yapılmadığı görülmektedir. Tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun olarak tescil edilmesi gerekir. Kesinleşen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/95 esas ve 2011/34 karar sayılı tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin ilamı gereğince, ölü Şükrü oğlu Hüsnü’nün de soyisminin tapu kayıtlarına işlenmesi işinin mahkemece ilgilisine yaptırılması gerekmektedir.
Ayrıca, dosyada mevcut 14.09.2005 günlü mirasçılık belgesinde, miras bırakan …-…’ın mirasçıları olarak gösterilen…,… ve …’in davada davacı sıfatı ile davacılar arasında yer aldığı görülmektedir. Ancak yukarıda adı geçen miras bırakan, davaya konu taşınmazda paydaş değildir. Dosya arasında bulunan ölü tapu maliklerine ait mirasçıları gösterir mirasçılık belegelerindeki mirasçılar arasında da bu şahıslar bulunmadığından, bu kişilerin davacı olarak davada yer almalarının sebepleri anlaşılamamıştır.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklanan hususlar üzerinde durulmadan, taraf teşkilinin varlığının kabulü ile işin esasının incelenerek taşınmazın satışına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.