Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/851 E. 2013/12194 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/851
KARAR NO : 2013/12194
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 05/11/2010 tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin 2.D.maddesi gereğince “tesisten kiraya verene ait kompoze taşı işletmelerinin ihtiyacı olan hammaddelerin miktar, kalite, kriter ve satış koşulları ayrı bir mukavele ile belirlenecektir” şeklindeki hüküm gereğince taraflar arasında daha sonra imzalanan 01/12/2010 tarihli sözleşme ile kiralananda üretilen malzemenin kiracı tarafından kiraya verene satışı koşullarının düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye göre taahhüt ettiği miktar, mal teslim etmediğini ve müvekkilinin başka tedarikçilerden daha yüksek fiyatla mal satın almak zorunda kaldığını, başka tedarikçilerden mal satın alması nedeniyle 2011 yılı için 340.209,36.- TL , 2012 yılı için ise 31/07/2012 tarihi itibariyle 186.018,07.- TL olmak üzere 526.227,43.- TL zarar ettiğini, 1.12.2010 tarihli sözleşmeye göre davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek 526.227,43.- TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın ” tesis kiralama sözleşmesinden” doğan zarara ilişkin tazminat alacağına ait bir uyuşmazlık olduğu, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların 6100 sayılı HMK’nın 4/(1)-a madde hükmü gereğince sulh hukuk mahkemelerinin görevi kapsamında kaldığı ,mahkemenin davaya bakmakta görevsizliği nedeniyle HMK’nun 114(1)-c), 115/(2), 138(1) maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 15.11.2010 başlangıç tarihli 31.12.2012 bitiş tarihli kira sözleşmesi olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Bu sözleşmeyle davacı, davalıya Kuvars öğütme ve boyutlandırma tesisini kiraya vermiştir. Sözleşmenin 2 -D maddesine göre tesisten kiraya verenin ihtiyacı olan hammaddelerin miktar, kalite, kriter ve satış koşullarının ayrı bir mukavele ile belirleneceği belirtilmiştir. Taraflar bu madde gereğince 1.12.2010 tarihli sözleşmeyi imzalamışlardır. Bu sözleşmede satıcı ; davalı- kiracı, alıcı; davacı- kiraya veren, konusu; alıcıya ait kompoze taş imalat ve işletme tesisinin ihtiyacı olan malzemenin (kuvars) satıcı tarafından alıcıya satılması ve teslimi şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin D maddesi”….. mücbir sebep halleri dışında satıcının taahhüt ettiği malzemeyi sözleşmeye uygun miktar, kalite ve zamanda tedarik edememesi durumunda alıcı sözleşme konusu eşdeğer malzemeyi başka bir yerden temin
ve tedarik edebilecektir. Bu eşdeğer malzeme bedelinin sözleşmede belirlenen fiyatlardan daha yüksek olması durumunda aradaki fiyat farkı alıcı tarafından satıcıya fatura edilecektir.” hükmünü içermektedir. Davacı, bu hükme dayanarak başka yerden mal tedariki nedeniyle uğradığı zararın tazmini için eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden değil 1.12.2010 tarihli alım satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tarafların sıfatı ve işin niteliği gözetildiğinde davaya bakmakta asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile taraflar arasındaki alacağın kira sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.