Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/8611 E. 2013/10703 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8611
KARAR NO : 2013/10703
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edlimiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 3.10.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya ait kiralananda kiracı olduğunu, davacının kızının evli ve bir çocuklu olduğunu, eşi ile birlikte , davacının konutunda ikamet ettiklerini,davacının kızının ailesiyle birlikte ayrı bir konutta oturma ihtiyacının zaruri hale geldiğini ve konut ihtiyacı olduğunu belirterek davalının tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kızının ayrı bir evde yaşadığını, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık ihtiyaç iddiasının samimi olup olmadığı noktasındadır. Davacı, ihtiyaçlı kızının kendisiyle birlikte oturduğuna ilişkin yerleşim yeri kayıtlarına dayanmıştır. Yerleşim yeri kayıtlarına göre davacının kızının evlilik tarihinden önceki bir tarihten beri davacı ile aynı adreste kayıtlı olduğu, eşinin ise farklı bir adreste kayıtlı olduğu görülmektedir. Davalı , davacının kızının en başından bu yana ayrı bir evde yaşadığını savunmaktadır.MK. nun . 6 . maddesine göre herkes iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Bu durumda mahkemece davalının delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.