YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8718
KARAR NO : 2013/11431
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi için başlatılan icra takibinde borca ve yetkiye vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazının yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra Dairelerinin yetkisine ilişkin düzenleme İİK.’nun 50. maddesinde mevcut olup, bu maddede “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’unun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” denilmek suretiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen icra dairelerinin yetkilerinin belirlenmesinde de uygulanacağı belirlenmiştir. 6100 Sayılı HMK’nun 447/2 maddesi gereğince “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’una yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” denildiğinden, 6100 Sayılı HMK’nun mahkemelerin yetkisine ilişkin düzenlemeleri İcra Dairelerinin yetkileri açısından da kıyasen uygulanır.
6100 Sayılı HMK.’nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Bununla beraber BK.’nun 73. maddesi gereğince kira borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olması nedeniyle alacaklının ikametgah mahkemesi de yetkilidir.Bu durumda davacı alacaklının ikametgahı itibarıyla takibin yapıldığı … İcra Dairesi yetkili olduğundan işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.