YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8958
KARAR NO : 2013/11677
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesi istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanların birden fazla olması halinde aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın birlikte açılması icap eder. Ancak sözleşmede kiralayanlardan birine yalnız başına takip yapma ve dava açma hakkı tanınmışsa her biri tek başına tahliye davası açabilir. Kiralayan birden fazla olup her birine yalnız başına dava açma hakkı verilmeyen durumlarda, kiralayanlardan birinin yalnız başına dava açması durumunda davanın hemen reddedilmemesi, diğerlerinin açılan davaya ve yapılan takibe muvafakatinin alınmasına imkan verilmesi gerekir. Ancak davanın yapılan icra takibine istinaden açılan itirazın iptali ve tahliyeye yönelik olması halinde, takibinde kiralayanların tamamı tarafından yapılmaması durumunda, icra takibindeki eksiklik sonradan giderilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmelidir.
Olayımıza gelince; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 10.08.2010 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinde kiraya veren olarak “… Müş. ve kendi adına …” gösterilmiş, kira sözleşmesi de bu şekilde imzalanmıştır. İcra takibi ve itirazın iptali davası ise … tarafından açılmıştır. Davacının dava ve takip tarihinde tek başına kiraya veren sıfatını kazandığı da anlaşılamamaktadır. Bu itibarla öncelikle davacının tek başına kiralayan sıfatı olup olmadığı üzerinde durularak, kiralayanların birden fazla olduğu anlaşılması halinde yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde işlem yapılarak, tahliyeye ilişkin takibin kiralayanların tamamı tarafından yapılmadığından, bu eksikliğin de sonradan giderilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar vermek gerekeceğinden davacının taraf sıfatı üzerinde durulmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.