Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/10285 E. 2015/7535 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10285
KARAR NO : 2015/7535
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 24.12.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 29.04.2009 tarihi ile 29.11.2012 tarihleri arası aylık 500 TL den toplam 29.000 TL kira parasının tahsilini istemiştir. İcra takibine yasal süresi içerisinde itiraz eden davalı borçlu takibe konu dönemdeki kira borcunun büyük bir kısmını yatırdığını ancak 2011 yılı için 1.900 TL ve 2012 yılı için 6.000 TL borcu olduğunu belirterek borcun 7.900 TL lik kısmını kabul etmiş, kalan kısma itiraz etmiştir. Davalı 11.02.2013 tarihinde icra dosyasına 7.900 TL ve ayrıca açıklamasız 1.999,14 TL ödemiş, yine yargılama sırasındaki savunmasında iki adet havale ile 3.800 TL ödeme yaptığını, 4.600 TL lik tutarında bir çek ile ayrıca ödeme yaptığını, bu çekle ile ilgili kiraya verenden 2010 yılı kirası olduğuna ilişkin ibraname aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Bilirkişi davalı borçlu tarafından verilen çekin 2010 yılı kirasına sayılması ihtimali halinde davalının geriye aylık 500 TL den otuz aylık kira borcu kalacağını, davalının yaptığı iki adet 1.900’ar TL den ödeme düşüldüğünde geriye faiziyle birlikte 12.198,26 TL borcu kalacağını belirtmiş, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak bu miktar üzerinden davalı borçlunun itirazının iptaline, takipten sonra yapılan ödemelerin icra dosyasında değerlendirilmesine, alacak hesaplamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı borçlu, icra takibine yaptığı itirazında borcun 7.900 TL lik kısmını kabul ettiğine göre bu miktarın toplam talepten düşülmemesi ve davalı 04.08.2011 ve 23.12.2011 tarihlerinde banka yoluyla 1.900’er TL de toplam 3.800 TL ödemeler davacı tarafından da dava dilekçesinde davalının iki ayrı havale ile toplam 3.800 TL ödeme yaptığı belirtilerek kabul edilmiştir. O halde bu kalem ödemenin de toplam alacak miktarından mahsup edilmemesi de doğru değildir.
Bilirkişi tarafından 2010 yılı kira parasından mahsubu yapılan davaya konu 4.600 TL tutarındaki çekin kira parası karşılığı verildiğine dair dosya içerisinde her hangi bir delil bulunmadığı gibi 30.01.2010 tarihli ibraname de davacı kiraya veren değil … isimli bir başka şahıs tarafından verildiğine göre 4.600 TL lik çekin kira parasından mahsup edilmesi isbatsiz olmuştur.
Öte yandan; İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. Davalı kiracının miktarı belli olan kira bedelini ödemediği sabit olduğuna göre asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, icra inkar tazminatı isteminin alacak hesaplamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün her iki taraf yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi