Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/10718 E. 2014/13777 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10718
KARAR NO : 2014/13777
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/07/2014
NUMARASI : 2013/1073-2014/983

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiraya veren tarafından açılan aidat alacağı ile hor kullanma ve kiralananın erken tahliyesi nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracının aidat alacağı ve hor kullanma tazminatına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 15.11.2011 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümünün 8.maddesinde, “kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorundadır” düzenlemesine yer verilmiştir. Tarafların özgür iradeleri ile kararlaştırılan bu koşul geçerli olup, tarafları bağlar. Mahkemece her ne kadar kiralananın üç aylık sürede yeniden kiralanabileceğinden bahisle üç aylık makul süre kirasına hükmedilmiş ise de, kira sözleşmesinin 8. maddesindeki düzenleme ile kiracıya bir ay önceden tek taraflı feshi ihbarla kira sözleşmesini sona erdirme hakkı tanındığına göre, tarafların yeniden kiraya verme süresini bir ay ile sınırlandırdığının kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece, kiralananın tahliye tarihinden itibaren davacının isteyebileceği makul süre (yeniden kiraya verme süresi) kira parasının bir ayla sınırlı olduğunun kabul edilmesi gerekirken bilirkişi tarafından belirlenen makul süreye göre tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
3-Davalılardan kefil S.. A..’ın temyiz itirazlarına gelince; dava konusu kiralanan davalı kiracı tarafından tahliye edilmiş olup erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira alacağı niteliği itibariyle bir tazminat alacağına ilişkindir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince kefilin sorumluluğu kira parası ile sınırlıdır. Kira sözleşmesinde kiracının belirlenen limitlerle tazminatlardan da sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle kefil olan davalının kira sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminattan sorumlu tutulması mümkün değildir. Mahkemece davalı kefil yönünden makul süre kirasına ilişkin alacak isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.