YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11058
KARAR NO : 2015/9505
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : …Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, depozito alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde, 15.09.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesine göre kiracı oldukları mecuru 10.09.2013 tarihinde anahtar teslimi ile tahliye ettiklerini belirterek sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalı kiralayana verilen 39000 $’ın tahsilini istemiştir. Davalılar cevap dilekçesinde, tahliyeden sonra mecurda hasar tespit edildiğini, hasar durumuna göre kendilerinin alacaklı durumda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, 28.11.2013 tarihli ıslah edilen cevap dilekçesi ile davacılardan depozito alınmadığını, davacılara yemin teklif ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacılara usulüne uygun yemin davetiyesi gönderildiğini, usulüne uygun tebliğ edildiğini ancak davacıların belirtilen günde hazır olmadıklarını ve mazeret de bildirmediklerini belirterek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 15.09.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin 10. maddesinde; “Kiracı, ileride doğabilecek zarar, ziyan ve borçlara karşılık olarak 39.000 USD ($) teminat olarak kontrat imzası sırasında teslim edilmiştir.” şeklinde kararlaştırılan düzenleme karşısında davalıların “yemin teklif” deliline başvurup başvuramayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen ve fakat bunu yerine getirememiş olan taraf yapar. Diğer delillerle iddia veya savunmasını ispat edemezse o zaman kendisine “yemin teklifi hakkı” kullandırılmalıdır. Yemin teklifi hakkı kullandırılmadan o taraf aleyhine karar verilemez. Davacılar imzası ve içeriği inkar edilmeyen kira sözleşmesine dayanarak sözleşmenin 10. maddesindeki düzenlemeye göre depozitonun iadesini istemiştir. Eldeki davada ispat külfeti davacılarda olup davacılar kira sözleşmesiyle depozitonun davalılara verildiğini ispatlamıştır. Ayrıca davalılar 21.08.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde mecurdaki hasardan bahsederek davacılar tarafından depozitonun verildiğini kabul ederek depozitonun mahsubu ile davacıların ödemesi gereken bedelin 16435 TL olduğunu belirtmişlerdir. Buna göre, ispat külfeti davacılar üzerinde olup davacılar imzası ve içeriği itiraza uğramayan kira sözleşmesiyle depozitonun davalılara verildiğini kanıtladıklarına göre davalıların yemin teklif deliline dayanarak hukuki sonuç elde etmeleri düşünülemez. Açıklanan nedenle işin esası değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalıların yemin teklif deliline hukuki değer atfedilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.