YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11086
KARAR NO : 2015/8671
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 72.000 USD ( 129.808,80 TL) üzerinden takibin devamına, takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin taraflar arasında bulunan kira sözleşmesinin 3.1.b maddesi ile kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen aynı maddede belirlenen kira bedelinin davalı borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle kesilen KDV dahil 472.000 USD fatura bedelinin ödenmediğini, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kira sözleşmesinde kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmediği halde fatura kestiğini, henüz muaccel hale gelmeyen alacağın tahsili istenemeyeceği gibi KDV tutarının da istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 72.000 USD ( 129.808,80 TL) üzerinden takibin devamına ,takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin Katma Değer Vergisi tutarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında 22.03.2011 tarihli yazılı kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın 19.10.2020 tarihine kadar kiraya verildiği husunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin “Kira Bedeli ve Ödeme Şekli” başlıklı 3.1. maddesinde yer alan “Yukarıda vasıfları yazılı; mecurun 10 yıllık kira süresi için toplam kira bedeli, aşağıda yazîlı miktar ve vadelerde geçerli olmak üzere, fatura tarihlerinde ilan olunan T.C Merkez Bankası USD döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak olan TL karşılığı olarak; Kiralayan’ın ………… Bankası ……..Şubesi nezdindeki…..nolu hesabına havale suretiyle ödenecektir.
(a) İşbu sözleşmenin tapuya şerh edilmesi kayıt ve şartıyla, 2011 yılının Ocak ayı içerisinde, 1.500.000.-USD (birmilyonbeşyüzbin Amerikan Doları) peşin kira bedeli,
(b) Kiralayan’ın, mecur üzerinde otogaz satış ünitesi kurulmasına dair gerekli her türlü yasal izin ve ruhsatı temin ederek en geç 30.08.2012 tarihine kadar BP’ye ibraz etmesini müteakip 45 iş günü içerisinde 400.000.-USD (DörtyüzbinAmerikan Doları) miktarında peşin kira bedeli ve anılan izin, ruhsat ve belegelerin BP’ye tesliminden itibaren başlamak ve kira süresinin hitamına kadar geçerli olmak üzere yıllık 110.000.-USD (Yüzonbin AmerikanDoları) miktarında kira bedeli,
c) Peşin kira bedellerine ilaveten; 2011 yılı Nisan ayından itibaren başlamak ve kira süresinin hitamına kadar geçerli olmak üzere yıllık 200.000.-USD (İkiyüzbin AmerikanDoları), miktarında ödenecektir. BP, anılan kira bedellerini USD olarak aynen veya ödeme tarihinde ilan olunan … Bankası USD döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak olan Türk Lirası karşılığı olarak ödeme hususunda seçimlik hakka sahip olup, Kiralayan bu konudaki tüm itirazlarından peşinen feragat etmiştir.” düzenlemesi gereğince davacı tarafından kira sözleşmesinin 3.1.b. maddesi uyarınca 01.07.2012–19.10.2020 dönemi kira bedeli adı altında 01.07.2012 tarihli fatura ile 400.000 USD kira + 72.000 USD KDV olmak üzere 472.000 USD bedelin tahsili istenmiş, ödenmemesi üzerine 28.08.2012 tarihinde davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlunun 400.000 USD kira alacağını dava açıldıktan sonra 23.11.2012 tarihinde ödediği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu 302. maddesinde kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere, aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise, kiraya verenin katlanacağı düzenlenmiş olup 3065 Saylı Katma Değer Vergisi Kanunu 8/h maddesine göre Katma Değer Vergisinin mükellefi kiraya verendir. Kaldıki taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde Katma Değer Vergisini davalı borçlu tarafından ödeneceği kararlaştırılmadığı gibi kira bedelinin net olduğu da açıkça belirtilmemiştir. Bu durumda taraflar arasında kararlaştırılan kira bedelinin Katma Değer Vergisi dahil brüt kira bedeli olduğunun kabulü gerekmekte olup davalı borçlunun Katma Değer Vergisi tutarından sorumlu olduğu kabul edilemez. Mahkemece Katma Değer Vergisinden davalı kiracının sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.