YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11204
KARAR NO : 2014/11639
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ : Yenişehir İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2014/23-2014/48
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine karar vermiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.10.2011 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesini kiraya veren olarak Hasan Tahsin Us varisleri adına davacı A.. U.. imzalamıştır. Sözleşme metninden Hasan Tahsin Us varislerinin kimler olduğu, davacının da bu varisler arasında yer alıp almadığı anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte kiraya verenlerin birden fazla kişi olduğu kuşkusuzdur. Kiraya verenlerin birden fazla olması halinde kiraya verenler arasında mecburi dava arkadaşlığının bulunduğunun kabulü gerekir. Birden fazla kiraya veren olması halinde icra takibinin tüm kiraya verenler tarafından yapılması ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Kira alacağının tahsiline yönelik tahliye istemli olarak 31.03.2014 tarihinde Yenişehir İcra Müdürlüğü’nün 2014 / 331 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde ise sadece davacı A.. U.. talepte bulunmuş, diğer varisler takipte yer almamıştır. Takip talepnamesinde ve ödeme emrindeki bu eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında mahkemenin öncelikle Hasan Tahsin Us’un mirasçılık belgesini davacıdan isteyerek mirasçılarını belirlemesi, davacı A.. U..’un kiralanan taşınmazın müstakil maliki olup olmadığı ya da Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi gereğince miras ortaklığı temsilcisi durumunda bulunup bulunmadığı üzerinde durarak tüm kiralayanlar tarafından icra takibi yapılıp yapılmadığının belirlenmesinden sonra işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, takip ehliyeti üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.