YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11489
KARAR NO : 2014/13776
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ : Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/991-2014/573
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 23.04.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, dava konusu arsa üzerinde davacı tarafından inşaat yapılmak istendiğini, ancak arsa üzerinde baz istasyonu bulunması nedeniyle inşaat ruhsatının alınamadığını, bu durumun davalıya sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise dava konusu yerin davacının babası M. G.’den 23.04.2001 tarihinde kiralandığını, sürenin yapılan yenilemelerle 23.04.2011 tarihine kadar uzadığını, M. G.’in ölümü ile taşınmazın A., H. ve R. G.’e kaldığını, sadece A.. G..’in dava açmasının mümkün olmadığını, diğer maliklerin de muvafakatının alınmasının gerektiğini, davacının ihbar sürelerine uymadığını, baz istasyonunun inşaat yapmaya engel olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kiralanan alanın bulunduğu 5 nolu parsel 11.02.2009 tarihinde ifrazen davacı adına kayıtlı bulunduğundan davacının tek başına dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacının dayandığı ve hükme esas alınan 23.04.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinde kiralananın kullanım amacı kurulacak GSM (cep telefonları) sistemine ait radyo baz istasyonu için gerekli olan donanım, anten ve direklerin montajı olarak açıklanmış, kiraya verilen yerin sistem için gerekli olan 60 m2 alan olduğu belirtilmiştir. Kira sözleşmesindeki bu nitelemelerden yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve fotoğraflardan kira sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine tabi olduğu, uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olayda arsa nitelikte taşınmaz hakkında konut ve çatılı işyeri kiraları hakkındaki hükümlerden TBK.nun kiralananın yeniden inşaası nedeniyle tahliyeyi düzenleyen 350/2.maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın genel hükümlerde yer alan TBK.nun 327, 328 (BK 262, 263) maddelerine göre çözümlenmesi gerekirken konut ve çatılı işyeri kiraları hükümlerine göre yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.