Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/11612 E. 2014/11585 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11612
KARAR NO : 2014/11585
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/09/2014
NUMARASI : 2014/535-2014/926

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, kira alacağı nedeniyle haciz ve tahliye istekli olarak davalı borçlu hakkında başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçlu vekilinin 09.04.2014 tarihinde kısmi itirazda bulunması üzerine icra mahkemesine başvurarak kesinleşen miktar dahi yasal sürede ödenmediğinden bahisle, kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davaya dayanak icra takip dosyasında ödeme emrinin davalı borçlu adına gönderilmesinden sonra davalı vekilince 09.04.2014 günlü dilekçe ile takibe itirazda bulunulmuş, dava 09.05.2014 tarihinde açılmıştır. Davalı vekilinin harçlandırılmış vekaletname örneği icra takip dosyası içinde bulunmakta olup, davacı vekili de dava dilekçesinde davalı vekilinin işbu kısmi itirazından söz ederek davasını açmıştır. Bu durumda, Tebligat Kanunu’nun 11, Tebligat Tüzüğünün 15.maddeleri ile Avukatlık Kanununun 41.maddesindeki emredici hükümlere göre vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Davalı asile yapılan tebligat ile taraf teşkilinin sağlandığının kabulü doğru değildir. Ayrıca asile yapılan tebligat geçersiz olup, hukuken geçerli bir tebliğe bağlı sonuçları doğurmaz. Bu durumda davalı vekiline usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilmesinden sonra işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.