YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11752
KARAR NO : 2015/8287
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ :. Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, peşin ödenen kira bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine karşı vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında 24.05.2010 tarihli, 6 yıl süreli, yıllık 7.000 TL bedelli, kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmede altı yıllık 42.000 TL kira bedeli ile 5.000 TL depozito bedeli olmak üzere toplam 47.000 TL’nin peşin verilmiş olduğunun yazılı bulunduğunu, davalı kiraya veren, davalının oğlu … ve davacının kardeşi …’ın davacıdan habersiz olarak kiralanana girip kilidi değiştirdiklerini, davalı ve diğer iki kişi hakkında işyeri dokunulmalığını ihlalden suç duyurusunda bulunduğunu ve belirtilen kişiler hakkında dava açıldığını, peşin ödenen 47.000 TL den 15.03.2011 tarihine kadar olan kullanım bedeli düşüldükten sonra bakiye 41.381 TL nin iadesi için takip başlattığını, davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali isteminde bulunmuştur. Davalı vekili davacının takibe dayanak yaptığı sözleşmenin fotokopi olduğunu, taraflar arasında hiçbir zaman kira ilişkisi kurulmadığını, davalının, kendisini oğlunun arkadaşı olarak tanıtan davacıya 2010 yılı Kasım ayına kadar bedelsiz oturması için süre verdiğini ancak davacının taşınmazdan çıkmadığını, bunun üzerine davalının davacıyı C. Savcılığına şikayet ettiğini, şikayet üzerine davacının ağabeyi …’ın annelerinde bulunan sözleşmenin aslını ve evin anahtarını getirip davalıya verdiğini, sözleşmenin aslının adliye önünde … tarafından yırtıldığını, davalının da şikayetten vazgeçtiğini birlikte eve girdiklerini, sulh ceza mahkemesinde yapılan yargılamada davalı, oğlu… ve davacının kardeşi …’ın beraat ettiğini, bu mahkemede davacının belli bir işi olmadığından o kadar para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunun belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının dayandığı sözleşmenin aslının yırtılarak yok edildiği, davalının, davacı tarafından kendisine sadece demirbaşların yazılı olduğu bir belge imzalatıldığını bildirdiği, ne iş yaptığı belirlenemeyen davacının 6 yıllık kira parası ile 9 aylık kira bedeline yakın depozitoyu ödediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının oğlu …’in isteği üzerine davalı tarafından davacının kira konusu olduğu iddia edilen evde geçici bir süre kalmasına izin verildiği ancak gerçekte bir kira ilişkisinin söz konusu olmadığı, davalının oğlu …’in alacaklılarının takibinden kurtulmak amacı ile dairede bir süre kalmasına izin verildiği ve davacının isteği üzerine bir sözleşme imzalandığı,ancak imzalandığı belirtilen sözleşme ile davacının dayandığı sözleşme fotokopisinin aynı olup olmadığının, dayanılan sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığının belirlenemediği, davalının fotokopideki imzayı kabul etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. …. Sulh Ceza Mahkemesinde davalı, oğlu… ve davacının kardeşi … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yapılan yargılama sonucunda aslı mahkemeye sunulmayan ancak müşteki tarafından fotokopisi sunulan kira sözleşmesinde belirtilen yerin ev ve iş yeri olarak kullanılacağı, yıllık kira bedelinin 7.000 TL olacağı, altı yıllık olarak yapılan sözleşmenin tüm kira bedelinin peşin olarak ödendiği ve ayrıca 5.000 TL depozito verildiğinin yazılı olduğu, müştekinin alınan beyanlarında bu iş yerini hangi işte ve ne şekilde kullandığını tam olarak açıklayamadığı, altı yıllık sözleşme yapılıp tamamının peşin olarak verilmiş olmasının müştekinin açık ve belirli bir işi olmaması karşısında hayatın olağan akışına uygun olmadığı, müştekinin ağabeyi olan sanık … ile sanık… arasındaki yakın arkadaşlıkta dikkate alındığında bu sözleşmenin muvazaalı olarak, sanık …’in borçluların takibinden kurtarılması amacıyla yapıldığına dair savunma daha haklı ve yerinde görüldüğü, bu nedenle sanıkların söz konusu eve hukuka aykırı şekilde girmedikleri ve üzerlerine atılı suçun yasal şartları oluşmadığından bahisle beraatlerine karar verildiği, beraat kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalıya kira parası ve depozito olmak üzere 47.000 TL verdiğini yazılı delillerle kanıtlayamamışsa da ; delilleri arasında yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda davacıya ödeme konusunda yemin teklif edip etmiyeceği sorularak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.