YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1190
KARAR NO : 2014/7885
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2013/230-2013/728
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Kira alacağının tahsili için icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 10.10.2009 başlangıç tarihli sözleşme ile aylık 615 TL’den kiracı olduğunu davalının kira bedellerini ödemeden taşınmazı boşalttığını ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için icra takibi yaptığını davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması ve %20 icra inkar tazminatı talep etmiştir.Davalı vekili ise icra takibine dayanak yapılan kira sözleşmesi altındaki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin sahteliği iddiası ile 27.09.2013 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, kira borcu bulunmadığını, davacının evini rızası ile 2009 yılında terk ettiğini belirterek davanın reddine ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10.10.2009 başlangıç tarihli sözleşmeye dayanarak İstanbul Anadolu 25.İcra Müdürlüğü’nün 2013/4876 Esas sayılı takip dosyasında 14.03.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 Ocak-Temmuz aylar arası aylık 615.-TL’den toplam 5.305 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri davalı borçluya 04.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu ”alacaklı görünen tarafa her hangi bir borcum yoktur.Bu nedenle takibe, borca ödeme emrine faiz oranına, işlemiş faize ve faiz oranına açıkca itiraz ettiğini” bildirmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 269/2 maddesi hükmü gereğince borçlu itirazında takibin dayanağı olan kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmediği gibi, takibe konu ay kira bedelini ve borcun miktarına da açıkca itiraz etmediğinden kiracılık ilişkisi ve aylık kira bedeli ve borç miktarı kesinleşmiştir.Borçlu itirazı ile bağlı olup itirazını genişletemez. Öte yandan ödeme emri ile birlikte kira sözleşmesinin gönderilmemesine ilişkin bir itiraz olmadığı gibi ödeme emrine kira sözleşmesinin eklenmemesi nedeniyle davalı tarafından ödeme emrinin iptaline ilişkin icra mahkemesine açılmış bir dava da olmadığından işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.