YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12150
KARAR NO : 2014/13863
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2014/251-2014/443
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu taşınmazın 01.04.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile davalıya kiralandığını, davalı hakkında ödenmeyen kira bedelleri nedeniyle İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün 2013/20211 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazın üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili müvekkilinin pasif husumet ehliyeti olmadığını, davacının dayandığı sözleşmenin taraflarca sona erdirilmiş olup, taşınmazın kiracısının müvekkili değil 01.04.2011 başlangıç tarihli sözleşme ile dava dışı G. C.olduğunu ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kiracının G. C.olduğu kabul edilerek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Açılacak kira alacağı ve tahliye davasının akdi ilişkinin tarafı olan kiracıya tevcih edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Davacı icra takibinde ve davada 01.04.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanmıştır. Kira sözleşmesini kiralayan olarak davacı S.. Ş.., kiracı sıfatıyla G.. C.., davalı tarafından ibraz edilen 01.04.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini ise kiralayan S.. Ş.. adına N. E. kiracı olarak da G. C. imzalamıştır. Dava, 01.04.2004 başlangıç tarihli sözleşmede kiracı olan G.. C..’a karşı açılmış olup, davalı akdi ilişkiyi kabul etmeyerek taşınmazda G. C.’un kiracı olduğuna ilişkin 01.04.2011 başlangıç tarihli sözleşmeyi ibraz etmiş ise de, davacı bu sözleşmede adına imza atan N. E. ile arasında vekalet ilişkisi olmadığını, sözleşmenin müvekkili ya da yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığını savunmuştur.Kural olarak yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak başkası adına hukuki işlem yapan kişinin yaptığı akde, yetkisiz temsil olunan tarafından icazet verilmedikçe bu akit temsil olunanı bağlamaz.
Olayımızda; davacı temsil ilişkisine karşı çıkmış, bu durumun aksi veya icazet olgusu davalı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Mahkemece hükme esas alınan 01.04.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi S.. Ş.. adına N. E. tarafından imzalanmış ise de, davacı S.’in bu konuda N.’e verdiği bir vekaletname bulunmamaktadır. Olayın bu yönü itibari ile davanın doğru hasıma yöneltildiği açıktır. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.