Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/12398 E. 2015/6414 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12398
KARAR NO : 2015/6414
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ : Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/08/2014
NUMARASI : 2014/1189-2014/1190

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı maddi ve manevi tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/05/2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile müvekkilinin miras bırakanı A. S.’nın dava konusu taşınmazı davalı M.. G..’den kiraladığını, kiracı A.’ın ise sözleşmenin özel şartlar bölümünün 21. maddesinde kararlaştırılan devir hakkına dayanarak 01/01/2012 tarihli kira sözleşmesi ile kiralananı S.T. a kiraya verdiğini, S. T.ın daha sonra mülk sahibi olan davalı M.. G..’le aynı mecur için kira sözleşmesi yaptığını, S. T.ın kira paralarını davalı M.. G..e ödediğini aynı dönemde kendilerinden de kira paralarının tahsiline devam edildiğini belirterek 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 01.05.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kiracının A. S. olduğu ve onun tarafından imzalandığı, dava dilekçesine ekli mirasçılık belgesine göre A.S.’nın 28/11/2013 tarihinde vefat ettiği, böylece kiracılık sıfatının sona erdiği, mirasçılık belgesine göre ölenin oğlu olduğu anlaşılan davacı M.. S.. tarafından açılan davada kiracı sıfatı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 265. maddesinde gerekse 6098 sayılı TBK’nun 333. maddesinde kiracının ölümü ile sözleşmenin kendiliğinden sona ermeyeceği hususu kabul edilmiştir. Bu durumda açılan davada bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.